

TBB Dergisi 2015 (118)
Oğuz POLAT / Evin GÜLDOĞAN
245
Türk Medeni Kanunu açısından çocukluk kişiliğin başlangıcı ile
erginliğe erişim arasındaki dönemi kapsamakta, dolayısıyla tam ve sağ
doğum ile başlayıp olağan koşullarda on sekiz yaşın doldurulmasıyla
bitmektedir (Ana rahmine düşen çocuğun hakları ve erken erginliğe
ilişkin hükümler saklıdır). Erginlik dönemine erişmesine kadar alına-
cak tüm idari ve adli kararlarda çocuğun bedensel, ruhsal, bilişsel ve
sosyal ihtiyaçlarının, kısacası menfaatinin dikkate alınması esastır.
Çocukluk kavramına psikolojik açıdan bakıldığında ise çocukluk
sürecinin gelişimsel dönemlere ayrıldığı görülmektedir. Psikoloji lite-
ratüründe bu konuda farklı yaklaşım ve
dolayısıyla sınıflandırmalar olmakla beraber çocuğun her gelişim
döneminde farklı ihtiyaçları olduğu konusunda görüş birliği bulun-
maktadır. Tam aile yapısının bozulmasının çocuk üzerindeki etkileri-
nin ve velayetin belirlenmesi dahil alınması gereken tedbirlerin hem
çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel dönemden kaynaklanan ihti-
yaçları hem de gelişim sürecinin devamında gündeme gelecek ihti-
yaçları açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir başka deyişle
velayetin belirlenmesi sadece statik değil, dinamik bir araştırmayı ge-
rektirmektedir; çünkü çocuk erginliğe ulaşana kadar farklı aşamalar-
dan geçmektedir.
Velayet Kavramı
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Ebeveynlerin Velayet Sorum-
lulukları Hakkında Tavsiye Kararı Eki’nde velayet, bir ödevler ve yet-
kiler toplamı olarak şu şekilde ifade edilmiştir: “Ebeveynlerin velayet
hakları (sorumlulukları) ifadesi, özellikle çocuğu bakıp gözetmek, ço-
cukla kişisel ilişki kurup sürdürmek ve çocuğa eğitimini, barınmasını
sağlamak, yasal temsilciliğini yapmak ve mal varlığını yönetmek sure-
tiyle, çocuğun manevi ve maddi esenlik ve refahını güvence altına al-
mayı amaçlayan bir ödevler ve yetkiler toplamıdır”. (Gemalmaz, 2002)
Velayet ana ve/veya babanın, çocuğun başta bakımı, eğitimi ve
temsili olmak üzere menfaati ile ilgili hak ve yükümlülüklerini kap-
samakta olup Türk Medeni Kanunu’nun 335 ila 351’inci maddelerinde
düzenlenmiştir. Buna göre anne ve babanın evli olduğu durumlarda
velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Ortak hayata son