

Evlilik Birliğinin Korunması
442
5) Borçlulara Ait Önlemler
TMK. md.198 hükmüne göre:
“Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getir-
mezse, hakim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yap-
malarını emredebilir.”
Madde, evlilik birliğinin korunması amacıyla, birliğin giderlerine
katılma yükümlülüğü ile ilgili olarak bir koruma getirmiştir. Buna
göre, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmeyen
eşin borçlusu olan üçüncü kişiye, bu borcu diğer eşe ödemesi emredi-
lecektir.
26
Örneğin; A isimli kocanın kirada olan dairesinde kiracı B, aylık
1.000 TL kira ödemektedir. A, eşi E ve çocuklarına bakım yükümlülü-
ğünü yerine getirmediği takdirde, E bumaddeye dayanarak hâkimden,
”B’nin kira bedellerinin tamamen veya kısmen kendisine ödenmesine
karar verilmesini” isteyebilir. A’nın tek gelir kaynağı bu kira ise bu du-
rumda hâkim, bunun bir kısmının E’ye ödenmesine karar verecektir.
27
Yargıtay kararlarında davalı eşin nafaka borcunu karşılayacak
malvarlığının bulunması halinde, TMK. md.198 ‘de yer alan evlilik bir-
liğinin korunmasına ilişkin önlemin alınmasına gerek olmadığı kabul
edilmektedir.
28
TMK. md.198 hükmü, alacağın mahkeme kararıyla bir başkasına
devrini öngörmüştür. Alacağın devrini düzenleyen TBK 185. maddesi
“Alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmiş-
se…” ifadesi ile, alacağın mahkeme kararıyla da devredilebileceğini
düzenlemiş olup, TMK. md.198 alacağın mahkeme kararıyla devrinin
bir örneğidir.
29
26
Öztan, s. 224.
27
Kılıçoğlu, Aile, s.268.
28
Yargıtay 3 HD.18.10.2007, 2007/14193 E., 2007/14996 K. (Yayımlanmamıştır)
29
Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B.18, Ankara 2014, s. 797;
Dural- Öğüz-Gümüş’e göre, “borçluya verilen talimat ne alacak ne alacak hak-
kının yargısal temliki ne de bir yenileme anlamına gelir. Sadece var olan alacak
üzerinde alacaklının tasarruf yetkisi ortadan kalkar.” (s. 274)