

TBB Dergisi 2015 (121)
R. Murat ÖNOK
195
cezai yaptırıma bağlanmak suretiyle, trafik güvenliğinin sağlanması-
na dair kamusal yarar en üst düzeyde himaye edilmek istenmiştir.
Tekrara düşmek pahasına, uygulamada önem taşıyan hususlar-
dan
bazılarına
dair görüşlerimi özetlemekte fayda görüyorum:
1) TCK m. 179/2’nin uygulanması açısından temel sorun, somut olay-
daki davranışın yarattığı somut tehlikenin kanıtlanması olacaktır.
Bu bakımdan, salt trafik kurallarına aykırı davranışların varlığını
tespit eden tutanaktan hareketle, ihlâl ne kadar bariz ve vahim
olursa olsun, ceza verilmesi mümkün olmayacaktır.
2) Yukarıda gerekçeleriyle ve örnekli olarak açıklandığı üzere, sü-
rücü belgesi geri alınmış veya iptal edilmiş kişinin araç kullan-
masının mutlaka bu suçu oluşturacağı yönündeki görüşe veya bu
koşullar altında herhangi bir trafik kuralını ihlal eden kişinin bu
suçu işlediği görüşüne katılmıyorum. Bu tür yaklaşımlar, fail ceza
hukuku anlayışına yaklaşmakta olduğu gibi, TCK m. 179/2’nin
“somut tehlike suçu” yapısına da aykırı düşmektedir. Kanaatimce,
gerek ehliyeti olmayan gerekse geri alınmış olan sürücü bakımın-
dan, TCK m. 179/2’nin uygulanması için, başkasının hayat, sağlık
veya malvarlığını somut olayda tehlikeye düşürücü davranışının
varlığı kanıtlanmalıdır. Oysa ehliyetsiz olarak araç kullanma şek-
lindeki tipik hareketin başlı başına bir tehlike arz etmesi nedeniy-
le cezalandırılması gerektiği görüşü, TCK m. 179/2’yi, ehliyeti ol-
mayanlar veya geri alınanlar bakımından bir soyut tehlike suçuna
çevirir.
3) TCK m. 179/2’nin gerekçesine göre, “
trafik güvenliği için öngörülmüş
bakım ve onarımlar yapılmadan aracın trafiğe çıkarılması hâlinde de”
bu
fıkra uygulanabilir. Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere,
bu öneri kanunilik ilkesine aykırı gözükmektedir. Zira TCK’nın
genel hükümler kısmında ihmali davranışın cezalandırılacağına
dair bir hükme yer verilmediği gibi, bu konuda açıklık olan diğer
bazı suç tiplerinin aksine, TCK m. 179/2’nin ihmali davranışla iş-
lenebileceği hükümde belirtilmemiştir. Ayrıca, bakım ve onarım
konusundaki ihmali, suçun fiil unsurunu oluşturan “sevk ve ida-
re” kavramları kapsamında değerlendirmek de TCK m. 2/3 karşı-
sında mümkün gözükmemektedir.