

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Kanun Yararına Bozma
196
unsurları incelenmiş, bozma nedenleri irdelenmiş ve yoruma muhtaç
noktalar değerlendirilerek konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
I. KURUMUN KONULUŞ AMACI
Bu kanun yoluyla, bir yandan ceza kanununun ve ceza içeren di-
ğer kanunların muhatabı kimselere eşit olarak uygulanması, dolayı-
sıyla ülke çapında uygulama birliğinin sağlanması ve sanığın aleyhine
sonuç doğurmamak koşuluyla, hukuka aykırılıkların, toplum ve birey
açısından kanun yararına giderilmesi, bir yandan da hukukilik dene-
timinden
2
geçmemiş olan hukuka aykırı kararların bu denetime tabi
tutularak hukuk düzenindeki geçerliliklerinin ortadan kaldırılması
amaçlanmıştır.
3
Bu olağanüstü kanun yolunda bazı hallerde davanın esasına iliş-
kin hüküm, hükümlü aleyhine bozulabilmekteyse de bozma üzerine
verilen kararlar hiçbir koşul ve şart altında hükümlü aleyhine tesir et-
mez. Bu sonuç, kanun yararına bozmanın olağanüstü bir kanun yolu
olmasından ve insan hakları temelinde, zaten kesinleşmiş olan bir hü-
küm dolayısıyla kişileri ömür boyu ceza tehdidi altında yaşatmamak
gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan aksi yönde bir
uygulama kesin hüküm otoritesine ve TCK (Türk Ceza Kanunu)’nun
“Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksilti-
lebilir, ne de değiştirilebilir” hükmünü ifade eden 61/10. maddesine de
aykırılık teşkil edecektir. Cezanın arttırılması ya da aleyhe değiştirile-
bilmesi yönünde açık bir hükmün yokluğu karşısında kanun yararına
bozma, hükümlü aleyhine sonuç doğurmaz. Öte yandan bozmanın
sanık/hükümlü lehine tesiri, bu kez adaletin tecellisinin geç de olsa
bir aracı olması niteliği dolayısıyla CMK’nun 309. maddesinde kabul
görmüştür. Bu, yalnızca sanığın/hükümlünün değil kanunun da ya-
rarına olan bir çözümdür.
2
Öztekin Tosun, Türk Suç Muhakemesi Hukuku Dersleri, II. Cilt, İstanbul 1976, s.
256.
3
Ayrıca bkz., CMK, 309. madde gerekçesi: “…Olağanüstü temyiz de denilen bu
kanun yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulu-
nan kararlarda, gerek maddî hukuka ve gerek usul hukukuna ilişkin aykırılıkların
giderilmesi için başvurulabilir.
Böylece kanunun eşit uygulanması ve sanığın aleyhine olmamak koşuluyla, hu-
kuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amaç-
lanmıştır…”.