

TBB Dergisi 2016 (122)
Ezgi AYGÜN EŞİTLİ
199
Bu kanun yolu, 5271 sayılı CMK’nun yürürlüğe girmesiyle bu kez
“Kanun Yararına Bozma” adıyla, Kanunun “Olağanüstü Kanun Yolla-
rı” başlıklı üçüncü kısmının ikinci bölümünde, 309 ve 310. maddeler
kapsamında açıklığa kavuşturulmuştur.
Mülga CMUK’un münhasıran “Adalet Bakanına” verdiği yazı-
lı emir verme yetkisi, CMK ile bu kez “Adalet Bakanından” alınarak
“Adalet Bakanlığı”na (Adalet BakanlığıCeza İşleriGenelMüdürlüğü’ne)
devredilmiş, istisnai bazı hallerde ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı-
na re’sen kanun yararına bozma talep etme yetkisi tanınmıştır.
Ancak bu değişikliğin, idari bir organ olan Adalet Bakanlığı’nın
isteminin hukuki niteliğini değiştirmediğinin kabulü gerekmektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Adalet Bakanlığı’nın istemi üzerine
Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine başvurmak zorundadır. Oysa siyaset
makamlarının adalet işlerine nüfuz edebilmelerini mümkün kılan her
müessese sakıncalı
9
ve erkler ayrılığı ilkesine aykırıdır. İdeal olan, Ada-
let Bakanlığı’nın, kendisine ulaşan bu yöndeki istemleri, Yargıtay Cum-
huriyet Başsavcılığı’na ihbar etmekle sınırlı bir görev icra etmesidir.
10
Kanun yararına bozmaya başvurma yetkisinin kural olarak Ada-
let Bakanlığı’na verilmesinin nedeninin, hukuk birliğinin sağlanması
görevinin yürütme organına, yani vatandaşın muhatabı olan devlete
verilmesi olduğu, bunun kökünün ise tahkik sistemine, kralların Tanrı
adına hukuk düzenini uygulama yetkisine sahip olduğu döneme ka-
dar uzandığı düşünülmektedir.
11
Mülga CMUK ile 5271 sayılı CMK arasındaki kanun yararına boz-
maya ilişkin bir diğer fark da CMUK’ un 343/4. maddesinde, davanın
esasını çözümleyen hükümlerin bozulmasının ilgililerin aleyhine so-
nuç doğurmayacağına ilişkin genel bir ilkeye yer verilmesine karşın,
CMK’ nın 309/4, b-c maddesinde bozma nedenleri dikkate alınarak bu
hususun ifade olunmasıdır. Kanunda yer verilmemesi neticesinde or-
taya çıkan, davanın esasını çözümleyen mahkûmiyete ilişkin hükmün
aleyhe bozmaya konu olup olamayacağı noktasındaki belirsizlik kar-
9
Erem, s. 579.
10
A. Aydın Kuyucu, Kanun Yararına Bozma, 2. Baskı, Ankara 2012, s. 23. Öte yan-
dan Anayasa Mahkemesi’nin 22/9/1964 T., 1963/140 E., 1964/62 K. sayılı kara-
rında bu husus tartışılmış ve Anayasaya aykırı görülmemiştir.
11
Doğan Soyaslan, Ceza Muhakemesi Hukuku, 5. Baskı, Ankara 2014, s. 603.