

TBB Dergisi 2016 (124)
Mustafa BABAYİĞİT
185
Öte yandan 1982 Anayasası’nda; Anayasa Mahkemesi’nin ku-
ruluşu, genel kurul ve bölümlerin yargılama usulleri, başkan, baş
kanvekilleri ve üyelerin disiplin işlerinin kanunla düzenleneceği
belirtilmiş olup bu kapsamda 30.03.2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yü-
rürlüğe girmiştir.
Anayasa yargısı, yasamanın “üstün gücüne” karşı, diğer erklerin
etkinliğinin ve fonksiyonelliğinin korunması bakımından “Anayasal
denge aracı” olarak öngörülmüştür. Bu denge işlevinin etkin biçimde
yerine getirilmesi, “Yargılama kapsamı içinde gerekli önlemleri alın-
ması” yetkisinin kullanılmasına bağlı olduğu kadar denge fonksiyo-
nu bağlamında vermiş olduğu kararların gerçek anlamda hüküm ve
sonuç doğurmasına da bağlıdır. Tersi durumda Anayasa Mahkemesi,
anlamsız bir denetim yapma durumuna düşer ki, bu da denetimin
“özü”nde kısıntı anlamına gelecektir.
2
Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktaki amaç, ana-
yasaya aykırı olan yasaların bir an önce uygulanmasına son verilme-
sidir. Dolayısıyla açıkça Anayasa’ya aykırı olan bir kanunun uygulan-
ması nedeniyle bireysel kazanılmış hakların ortaya çıkabilme ihtimali
olduğu gibi, bireylerin temel haklarının çok ciddi zarar görmesi, ihlal
edilmesi de gündeme gelebilir. Mesela bir meslek grubunun re’sen
emekliliğe sevk edilmesini öngören kanun sonradan iptal edilmiş olsa
bile, hüküm ve sonuçlarını doğurduğu için iptal kararının bir anla-
mı olmayacaktır. Aynı şekilde ölüm cezalarının yerine getirilmesi ya
da devletleştirme gibi konuları düzenleyen yasalar iptal edilseler bile,
uygulandıkları süre içinde doğurdukları sonuçları sonradan giderme
olanağı yoktur.
3
Bu noktada, Anayasa’nın 153’üncü maddesindeki “İptal kararları
geriye yürümez” kuralının, temel hak ve özgürlükleri korumak ve
hak ihlallerini gidermek gibi bir fonksiyona sahip anayasa yargısın-
daki yerinin yeniden irdelenmesi gerekir. Geriye yürümezlik kuralı-
nın, yalnız söze bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine
ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar
Kararlarının Hukuki Niteliği”,
TBBD
, Y. 2015, S. 120, s. 131-154.
2
Demircan, s. 136.
3
Demircan, s. 137.