

TBB Dergisi 2016 (124)
Mustafa BABAYİĞİT
217
hususunda değerlendirme yapma yetkisi verilebilir. Elbette, Anayasa
Mahkemesi’nin hangi durumlarda ‘iptal kararının geriye yürümesi-
ne’ hükmedebileceği ve bu yetkiye ilişkin temel ilkeler yapılacak yasal
düzenlemede yer almalıdır. Özellikle bireylerin temel hak ve özgür-
lüklerini daraltan kanunların iptaline ilişkin kararların geri yürümesi
noktasında bu yetki ivedi tanınmalıdır. Böylece iptal kararlarının ge-
riye yürümezliğine gerekçe olarak belirtilen hukuki güvenlik, istikrar
ve kazanılmış hakların korunması ilkeleri ile somut olay yönünden
iptal edilen kanunun geri yürümesinin gerekliliği arasında bir denge
sağlanmış olacaktır.
Ayrıca belirtilen yasal değişiklikler yapılmasa dahi, Anayasa
Mahkemesi’nce bu emredici hükmün yıkıcı etkilerini ortadan kaldır-
ması adına ve özellikle ağır hak ihlallerinin olduğu durumlarda iptal
kararlarının hangi koşullarda geriye yürüyeceğinin soyut ve somut
norm denetimi bakımından ayrı ayrı ele alınması gerekir. Özellikle,
bir kez uygulanmakla hükümleri sona eren ve giderimi olanaksız olan
yasalar bakımından mahkemenin içtihat yoluyla kendisine böyle bir
yetki tanıması gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’nın 153’üncü
maddesindeki hükmü lâfzi yorumlamak yerine Anayasa’nın genel
esasları, Anayasa’da teminat altına alınan temel hak ve özgürlükler
ve Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde
amaçsal yorumlaması gerekir.
Öte yandan soyut norm denetimin beklenen sonucu doğurabilme-
si bakımından Fransa’da olduğu gibi bir “öndenetim” sisteminin veya
bir benzerinin getirilmesi de çözüm olarak düşünülebilir. Öndene-
tim sisteminin hangi durum ve koşullarda uygulanacağı ve Anayasa
Mahkemesi’nin öndenetim yapma yetkisi ve şartları, yasama erkinin
asli yetki olan kanun yapma yetkisini zedelemeyecek şeklide düzenle-
nebilir. Bu öndenetim sayesinde yürürlüğün geçmişe etkili bir şekilde
durdurulması önlemine gerek duyulmadığı gibi yasalar yayınlanıp
yürürlüğe girmeden önce Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa
uygunluk denetiminden geçirilmiş olacaktır. Böylelikle anayasaya
aykırı olan kanunun ya da kanun hükmündeki kararnamenin uygu-
lanma olasılığı ve dolayısıyla bireyler üzerinde Anayasa’ya aykırı so-
nuçlar ortaya çıkarma olasılığı ortadan kalkmış olacaktır. Ayrıca yasa
yapım gücünün bireysel haklar aleyhine kullanılmasının önüne geçti-
ği kadar erkler arasındaki çek balansı da sağlayacak ve bu şekilde bir
erk diğer erki baypas etmesinin önüne geçilmiş olacaktır.