

TBB Dergisi 2016 (124)
Fahri Gökçen TANER
229
olayın özellikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmesine”
izin vermediğinden
bahsedilmesidir.
İkinci neden ise, daha önce hakim ve savcıların yaptığı toplan-
tılarda konunun gündeme gelmesi ve kamuoyunun tepkisi üzerine
HSYK’nın açıklama yapmak zorunda kalmasıdır. Burada sorun esas
olarak erken yaşta evlenmenin dinsel töreni yapılmak suretiyle evlen-
diklerini zanneden çocukların daha sonra cinsel ilişkiye girmesinin,
yaşı 15’ten büyük olan çocuğu cinsel istismar suçunun faili durumu-
na düşürmesidir. Bazı hakim ve savcıların
Yargıda Durum Analizi
adlı
toplantıda, 765 sayılı TCK’da yer alan 434. maddenin yeniden kanuna
alınmasına ilişkin talepler ileri sürdüğüne dair basında çıkan haberler
üzerine, HSYK tarafından 17.09.2011 tarihinde yapılan basın açıklama-
sının ilgili kısmı şu şekildedir:
“Ülkemizin özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerinde 15 yaşın-
dan küçük kızların yine çoğunlukla kendi yaşlarına yakın erkeklerle
davullu zurnalı evlendirildikleri, bu gayrı resmi evlilikten çocuk sa-
hibi oldukları ve bunun savcılık tarafından öğrenilmesi üzerine de er-
kek ve ailesinin ağır ceza mahkemelerinde yargılanıp ceza aldığı, bu
kez 15 yaşını doldurmadan evlenen kızın, çocuğuyla birlikte bakıma
muhtaç kaldığı gerçeği karşısında, bu gibi durumlarda cezanın indi-
rilmesi veya eski 434. madde benzeri bir düzenleme ile cezanın kaldı-
rılması suretiyle bu konuda ortaya çıkan mağduriyetin engellenmesi
önerilmiş, böylece sosyal bir yaranın tedavi edilmesi istenmiştir. Grup
çalışmalarının hiçbirinde tecavüzcü ile evlenilmesinin veya 15 yaşın-
dan küçük mağdurun tek başına rızasının cezasızlık sebebi sayılması
gündeme gelmemiştir.”
16
Ayrıca bazı çalışmalarda
17
da bu tür önerilerde bulunduğu görül-
mektedir. Burada mülga 434. maddenin kanuna alınmamasının yerinde
olduğunu ifade ederek, daha önce bu konuda yapılan çalışmalara gön-
derme yapmakla yetiniyoruz.
18
Bizim üzerine eğilmek istediğimiz konu
16
Bkz
.http://www.hsyk.gov.tr/duyurular/2011/eylul/basin-aciklama-si-17-09-2011.html (SGT: 04.10.2011)
17
Abdülkadir İlhan, “Çocukların Cinsel İstismarı”, Fasikül, Y. 2, S. 6, Mayıs 2010, s. 31.
18
Hükmü eleştiren ve kanundan çıkartılmasının yerinde olduğunu/olacağını savu-
nan yazarların görüşleri için bkz.
,
Öykü Didem Aydın, «Ceza Hukuku’nun Çağ-
daş İlkeleri ve Avrupa Birliği Kriterleri Açısından Türk Ceza Kanunu»,
TBB Dergi-
si,
s. 107; Gülriz Uygur–Türkan Yalçın Sancar, “Law, Women’s Subordination and