

155
TBB Dergisi 2018 (134)
Fatma Didem SEVGİLİ GENÇAY
lerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen
usullere göre şirket kurabilecekleri düzenlenmiştir. Böylece belediye-
ler, kendi eliyle yerine getirmek zorunda olmadığı her türlü yetki ve
görevi bu şirketler aracılığı ile yerine getirebilirler.
Benzer bir şekilde 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun
7’nci maddesinde büyükşehir ve ilçe belediyelerinin yetki ve sorum-
lulukları düzenlenirken “yapmak veya yaptırmak; işletmek veya iş-
lettirmek” şeklinde ifadeler kullanılarak söz konusu sorumlulukların
büyükşehir veya ilçe belediyeleri eliyle yerine getirilmesi gibi bir zo-
runluluğun bulunmadığı belirtilmiştir. Kanun’un 10’uncu maddesin-
de ise büyükşehir ve ilçe belediyelerinin, görevli oldukları konularda
Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile belediyelere tanı-
nan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahip olduğu; 26’ncı maddesinde
ise büyükşehir belediyelerinin kendilerine verilen görev ve hizmet
alanlarında ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirket-
leri kurabilecekleri düzenlenmiştir.
1
Üstelik bu maddede, Belediye
Kanunu’ndan farklı olarak, büyükşehir belediyelerinin, mülkiyeti
veya tasarrufundaki hafriyat sahalarını, toplu ulaşım hizmetlerini,
sosyal tesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerini işletebileceği ya da bu
yerlerin işletmesini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi
olmaksızın belediye ve bağlı kuruluşlarının %50’sinden fazlasına or-
tak olduğu şirketlere (...) devredebileceği belirtilmiştir.
Bu maddeden hareketle belediye şirketlerini, “
kimi yerel hizmetle-
rin yürütülmesi amacıyla belediyeler tarafından kurulan ya da yönetiminin
elde edilmesi koşuluyla belediyelerce ortak olunan, bağımsız bütçeli, özel hukuk
kişileri
”
2
şeklinde tanımlayabiliriz. Ancak tam da bu noktada, diğer bir
ifade ile bu şirketlerin özel hukuk tüzel kişileri mi yoksa kamu huku-
ku tüzel kişileri mi oldukları noktasında, tartışma vardır ve makale-
mizde asıl bu konu irdelenecektir.
1
Benzer hükümler İl Özel İdareleri için de söz konusudur: 5302 sayılı İl Özel İda-
resi Kanunu’nun 52’nci maddesinde İl Özel İdaresinin kendisine verilen görev ve
hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketi kura-
bileceği belirtilmektedir.
2
İpek Özkal Sayan, Murat Kışlalı, “Belediyelerde Şirketleşmenin Yararı var mı?
Hurafeler ve Gerçekler”, Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt 17, Sayı: 1, s.59-74.