

Yeni Yasal Düzenlemelere Göre Kamulaştırmasız El Koyma Sebebiyle Doğan ...
146
dur.
58
Çünkü böyle durumlarda idarenin müdahalesinin önlenmesi
ve yasaklanması, kamusal yarar ve çıkarlara dokunan ciddi bir sonuç
doğurmaz. Kamu malı ve yararına zarar getirmeyen bu tür önleme
ve yasaklama kararları özel mülkiyete saygı prensibini de korudukları
için gerekli ve isabetlidirler.
Ancak bu şekilde el atılan taşınmazlar üzerinde genellikle, zaman-
la kamusal yapı ve tesislerin kurulduğu ve böylece el atılan taşınmaz
ile kamusal malların birleşip kaynaştığı ve bir bütün olarak kamu hiz-
metinin yürütülmesinin vazgeçilmez bir aracı haline geldiği görülmek-
tedir. Nitekim ilgili yargısal kararlara bakıldığında bu olguları kolayca
gözlemlemek mümkündür. Ne var ki, mülkiyet hakkının üstünlüğü-
nü ön plânda tutan Yargıtay, taşınmazın zilyed yahut malikine anılan
dava haklarını tanımakta herhangi bir sakınca görmemiştir.
Mülkiyet hakkını korumaya önem verdiği için özünde doğru sa-
yılabilecek bu yaklaşım, kamusal yarar ve çıkarları hiç gözetmediği
için eleştiriye açıktır. Çünkü men’i müdahale kararı neticesinde, yolun
trafiğe kapanması, köprü, viyadük, tünel yahut bir hizmet binasının
yıktırılması gibi, kamu hizmetini kesintiye uğratacak ve milli servetin
zarar görmesine yol açabilecek durumlar ortaya çıkacaktır. Mülkiyet
hakkının korunması adına bunların görmezden gelinmesi doğru de-
ğildir.
59
Gerçi idare bu aşamada da kamulaştırma yetkisini kullanarak,
mahkeme kararı üzerine ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçları bertaraf
etme imkânına sahiptir. Yargıtay
60
biraz da bu düşünceden hareketle
olsa gerektir ki, kolayca men’i müdahale kararı verebilmektedir. Yar-
gıtayın yaklaşımı özünde doğru olmakla birlikte, soruna her durumda
tatmin edici bir çözüm teşkil etmekten uzaktır. Çünkü tamamlanması
belli bir zaman gerektiren bu usulünün, açılacak dava vs. gibi neden-
lerle iyice gecikmesi ve hatta bütünüyle akamete uğraması bile ihti-
mal dâhilindedir. Dolayısıyla, idarenin böyle bir imkâna sahip olması,
Yargıtayın bu tutumunun her durumda haklı olduğunu göstermeye
yetmez.
58
Gözler, a.g.e., c. II, s. 996.
59
Gözler, a.g.e., c. II, s. 996.
60
“��������� ��������� ���������� ����� �������� ����� ���� �������� ������������� �������� ���
İdarenin
��
elattığı taşınmazı kamu hizmeti için her aşamada kamulaştırma yetkisi bu-
lunduğundan, elatmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulun-
mamaktadır”
. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 8 Mart 2010 tarih ve E.2009/18079,
K.2010/3531 sayılı Kararı
(Kazancı İçtihat Bankası).