

355
için dokunulamaz olamayacağı savunulmaktadır. Kulağa hoş gelen
ve geleneksel anlayışa uygun düşen bu yorum esas alındığında, Ana-
yasanın 20. maddesi ile yukarıda belirtilen evrensel belgelerde koru-
nan özel hayatın gizliliği, eşler arasında ileri sürülemeyecektir. Ancak
ceza hukuku açısından kaynağı suç olan bir eylem sonucu elde edilen
bulguların, kaynağı ne olursa olsun özel hukukta eşlerin sadakat yü-
kümlülüğü gerekçe gösterilerek hukuka uygun sayılması çelişki olup
Anayasa’nın 38/3 maddesindeki, “Kanuna aykırı elde edilmiş bulgu-
lar delil olarak kabul edilemez.” hükmüne aykırıdır.
Öte yandan bu bulguların hangi gerekçeyle olursa olsun delil ola-
rak kabulü, ses veya görüntüleri yasa dışı olarak saptayan kötü niyetli
kişilerin amaçlarına ulaşmasını da sağlayacaktır. Oysa toplum, tıpkı
vücut gibi içine sızan zararlı unsurlara karşı topyekün mücadele et-
melidir. Ceza hukukunda kullanılması yasak olan bir delilin, Anaya-
sanın kesin buyruğuna karşın özel hukukta kullanılmasının kabulü,
bu savaşta toplumun gücünü azaltır. Mahkemeler hem ceza hem de
özel hukuk yargılamalarında toplumunun demokratik ve özgürlükçü
niteliğini, Anayasa ve evrensel belgelerdeki özel yaşamın korunması-
na ilişkin düzenlemeleri gözetmeli, özel yaşamın gizliliğini titizlikle
korumalıdır.
Nitekim 6100 sayılı yeni HMK, 189. maddesinin 2. fıkrasında, “
Hu-
kuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından
bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”
Şeklindeki düzenlemesi ile
Anayasa’nın 38/6. maddesinin gereğini yerine getirmiştir. Maddenin
hükümet gerekçesi şöyledir: “
İkinci fıkra ile ispat hakkının delillere ilişkin
yönünün hukuki çerçevesi çizilmiş, bir davada ileri sürülebilecek her türlü
delili mutlaka hukuka uygun yollardan elde edilmiş deliller olması esası geti-
rilmiştir. Fıkrada öngörülen düzenlemeye göre hukuka aykırı olarak elde edil-
diği anlaşılan delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate
alınmayacağı düzenlenmek süretiyle yargılama sırasında taraflarca sunulan
delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınması
ve delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin
tespit edilmesi halinde diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece
caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi be-
nimsenmiştir.”