

TBB Dergisi 2013 (104)
Atilla PINAR
335
arasındaki yıkıcı etkisinin paralelliği bize usta yazarın dehasına karşı
şapka çıkarmamız ve önünde saygıyla eğilmemiz gerektiğini hatırlat-
maktadır.}
1. fıkranın esin kaynağı olan 2. fıkra ise aşağıda arz olunduğu gi-
bidir.
İSTİRİDYE VE DAVACILAR
“Bir gün iki yolcu kumsalda
Karaya vurmuş bir istiridye görürler.
İştahla bakıp birbirine gösterirler;
Gel gelelim kim konacak bu ziyafete?
Mübarek ikiye de bölünmez ki!
Biri eğilip alacakken, öteki;
-Kimin hakkı bunu yemek, anlaşalım, der:
Bence ilk gören kim ise o yemeli
Ötekine sadece seyretmek düşer.
-İş ona kalsın, der arkadaşı;
Gözlerim iyi görür benim, Allah’a şükür.
-Benimkiler kötü mü görür? der öteki:
Senden önce ben gördüm, yemin ederim.
Evet, ama elini ilk değdiren benim.
Tartışma böylece uzayıp giderken
Molla Dandin çıkagelir karşıdan:
-İşte yargıç, derler; ne derse eyvallah.
Dandin istiridyeyi açar ciddi ciddi
Ve bir solukta yutar içindekini.
Bizimkiler aval aval bakışadursun
Yargıç ağzını siler ve kararı okur:
Gereği düşünüldü: Her iki tarafın