

TBB Dergisi 2013 (104)
Atilla PINAR
337
Sağduyunun, akl-ı selimin sürekli sopa yediği / itilip kakıldığı /
hor ve hakir ve zelil görüldüğü / farklı marka ve modellerle kategori /
tahkir edildiği / yaftalandığı / insafsız infazlara uğradığı bir ortamda
hakikat ve üstün değer günyüzüne çıkmaya cesaret eder mi?
Her değer / kavram / madde sırf Batı’dan, Kuzey’den, Çin’den,
Maçin’den, Hind’den alınınca mı makbuldür? Belki daha iyisi / üstü-
nü bizde zaten varsa bunun hukuk / yiğit / er meydanına arzı neden
mesele olsun?
Rahmetli Sadri ALIŞIK’ın siyah / beyaz bir filminden bir kesit şöy-
ledir; fakir, yoksul bir çocuk simit satarak evlerinin geçimine destek
olmaya çalışmaktadır. Ancak o gün nedense işler kesat gider ve satış
yapamaz. Olaya muttali olan kahramanımız (Sadri ALIŞIK) müdahâle
eder. Önce çocuğun gönlünü alır, “Sen hiç merak etme, ben bu simit-
leri hemen, 10 dakikada satarım. Sen üzülme.” der ve simit tepsisini
kaptığı gibi sokağa fırlar. Dediği gibi de yapar simitler 5-10 dakikada
satılmıştır. Kahramanımızın kullandığı sihirli cümle ise manidardır.
“Hayde,
Avrupa’dan ithâl
, taze, çıtır çıtır, sıcak simiiit…” demesi tüm
tepsinin satılmasına yetmiştir. Malzeme aynı ama sunuluş stili farklı-
dır ve
asıl rağbet maalesef / maateessüf ürüne değil kavramadır
. Zira
satılan ve tüketilen bizim simittir.
MAZİ-HÂL-ATİ TRİOLOJİSİ ;
Bu meyanda
geçmişi bilmek
kendi kiler / mahzen / ambar /
mutfak / dağarcık / sandık / sandukamızdaki
üstün değerlerin far-
kında olmak, bunların evrensel olanlarını bu güne taşımak, pratiğe
dökmek, paylaşmak, uluslararası pazara arzetmek bir şey
,
Ana / Ata / Ced /
Ecdadın ulaştığı orijinal ve üstün değerleri
/
kavramları
esassız ve içi boş şekiller olarak tekrarlamak
, belli ortam-
ların etkili / süslü / alâyişli / gösterişli / tumturaklı sloganları olarak
kullanmak veya belki de günü kurtarma saikinden hareketle
bir te-
selli kabilinden anmak ve avunmak ve de enerji kaybı bağlamında
oyalanmak başka / bambaşka bir şeydir.
Bizim için Tarih / Mazi / Geçmiş; değildir geçmiş / masal / mar-
taval / lakırdı / avuntu veya arlanıp utanılacak hatırat. Bilakis mazi-
dir; ana / bugüne / hâle ışık tutan, atiye rehber olan /olacak. Meğer ki;