

Yerelden Evrensele Mütevazı Bir Türk Katkısı
340
1. FASIL: Kararın şartları hakkındadır.
2. FASIL: Gıyapta verilen karar hakkındadır.
3. BÖLÜM: Hüküm verildikten sonra davanın tekrar görülmesi
hakkındadır.
4. BÖLÜM: Tahkimle ilgili meseleler hakkındadır.
a -
“Hâkimin Vasıfları”
başlıklı 1. Fasıl;
aa-
Madde 1792
–
Hâkim; hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn
ve metîn olmalıdır.
(Hakîm ;
âlim, bilgin, haklı ve haksızı ayırıp hak ve adalet üzere
hükmeden.
Fehîm ;
akıllı,
zeki, anlayışlı.
Müstakîm;
doğru, eğri olmayan, hilesiz, temiz, dürüst.
Emîn ;
emniyetli, kendine inanılan, itimat edilen, güvenilir.
Mekîn ;
vakarlı, temkinli, yerleşmiş, oturmuş, sakin.
Metîn ;
sağlam, kendine güvenilir olan, metanet sahibi, daya-
nıklı.)
bb-
Madde 1793
– Hâkim; hukukî konulara ve yargılama usulüne
vakıf ve bunları davanın taraflarına tatbik ve meseleyi çözmeye muk-
tedir olmalıdır.
cc-
Madde 1794
–
Hâkim temyiz kudretine haiz olmalıdır.
(İyiyi
kötüden ayırt edebilmelidir.)
Bundan dolayı;
küçük çocuk veya bunak veya kör veya tarafların
kuvvetli seslerini işitemeyecek derecede sağır olan kişi hâkim ola-
maz.
b -
“Hâkimin Adabı”
başlıklı 2. Fasıl;
aa-
Madde 1795
– Hâkim; mahkeme meclisinde alışveriş veya şa-
kalaşma gibi meclisin azametini giderecek (gölgeleyecek) fiil ve hare-
ketlerden sakınmalıdır.
bb-
Madde 1796
– Hâkim;
taraflardan hiçbirinin hediyesini ka-
bul etmez.