

TBB Dergisi 2013 (105)
İ. Uğur ESGÜN
233
olduğu gibi çeşitli meslek grupları ve örgütlenmeleri, kendi meslekle-
rine ilişkin ilkeleri “meslek ahlakı” veya “meslek etiği” kurallarına dö-
nüştüren ve “etik kurullar”ın kurulmasını sağlayan normatif düzen-
lemelere gitmiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, her mesleğin
icracıları arasında bu mesleği kötüye kullanarak icra etme potansiyel
ve eğilimlerinin her daim mevcut olmasından kaynaklanır. “Meslek
ahlakı” kavramının “meslek etiği”nden ayırt edilebilmesini sağlayan
en önemli fark ise meslek ahlakının daha çok “meslek sevgisi, üstlen-
diği işin hakkını verme ve mesleğinde başarılı olma isteği” eğilim ve
davranışlarını ifade etmesinden kaynaklanır. Bununla birlikte etik
kavramı üzerinde bir fikir birliğine varılamamış olması ve çoğu za-
man normatif bir disiplin olan ahlakla ayrıştırılmaması bir problem
olarak karşımızda durur. Çünkü tam da bu noktada meslek ahlakı ile
etiğin üst üste örtüştürülmesi, bazı mesleklerin öz-niteliklerinin sorgu-
lanmamasına ve bizzat yabancılaşmaya yol açabilir. Bir cellâdın önün-
deki anne veya babası olsa bile görevini yapması, cellâtlık mesleğini
“hakkıyla” yerine getirmesi anlamına gelir. Dolayısıyla meslek ahlakı-
na uygun sayılır ama bu cellât etik sorgulamadan ve “yabancılaşmış”
saptamasından kurtulamaz. Aynı paralelde; titiz, başarılı bir avukat
olarak müvekkilini en zor durumda dahi cezadan kurtarabilen bir kişi
“becerikli” olarak nitelenir ve mesleğinin hakkını vermiş addedilir.
Oysa bu “becerisi” gerçekten suç işlemiş bir müvekkili her halükarda
beraat ettirmek olarak algılandığında etik anlamda olumlu kabul edi-
lemeyecektir ve bu “beceri” hukukun adalet üst-amacından bir sap-
ma veya kopma, yani bir yabancılaşma sayılabilecektir. Meslek ahlakı,
meslek etiğine dönüştüğünde ise artık sadece işinin hakkını vermek
değil, titizlikle gösterilen mesleğin icrasını üst-insani değerlere uygun
olarak gerçekleştirmek önemli bir ölçüt olarak var olacaktır. Ancak ne
yazık ki, günümüzde “meslek etiği” kavramı dahi çoğunlukla, sadece
mesleğinin gereğini yerine getirmeyi her türlü değerin üzerinde tutma
anlamında kullanılmaya devam etmektedir.
Etik kavramını tanımlama çabalarının önemli bir kısmında, onun
doğrudan doğruya “evrensel ahlak” veya “ahlak felsefesi” adlandır-
malarıyla, aslında bir normatif disiplin olan ahlak içinde değerlendiril-
fulltext/1998(3-4)/ys1998_36_3-4_5.pdf ,
Son Erişim Tarihi:
13.02.2013).