

TBB Dergisi 2013 (107)
Seda YURTCANLI DUYMAZ
191
hem içerik hem şekil bakımdan bunu çok geniş yorumladıklarını tespit
etmekteyiz
67
. Şekli bakımdan yazılı, görsel, işitsel, elektronik ve diğer
bütün biçimdeki bilgi tanımı yapılırken içerik bakımından hem antro-
posentrik hem ekosentrik bir kapsam belirlendiğini görmekteyiz. Eko-
sentrik olması bakımından Sözleşme’nin 2. maddesi, sadece çevreyi
oluşturan öğeler olan havayı, atmosferi, suyu, toprağı, yeri, peyzajı,
doğal alanları, biyolojik çeşitliliği, genetiği değiştirilmiş organizmala-
rı ve bunlar arasındaki etkileşimi saymakla yetinmemiş
68
; bu öğeleri
etkileyen ya da etkileyebilecek olan tüm faktörleri (enerji, gürültü,
radyasyon), eylemleri, idari önlemleri, çevresel anlaşmaları, politika-
ları, yasal düzenlemeleri, planları, programları ve iktisadi verileri bu
bilgi kapsamında saymıştır. Antroposentrik yaklaşım bakımından da
taraf devletler, çevresel öğelerce bozulan ya da bozulma riski altında
bulunan insan sağlığına ve güvenliğine, hayat şartlarına, kültürel var-
lıklara ve insan elinden çıkan yapılara ilişkin bilgilerin çevresel bilgi
kapsamında olduğunu belirtmişlerdir.
Sözleşme çevresel bilgiye erişim hakkının etkin kullanımını sağla-
ma
69
, bilgiyi toplama ve dağıtma yükümlülüğünü ise kamu otoritele-
rine ya da kamusal hizmetlerde bulunan tüm gerçek ve tüzel kişilere
vermiştir.
70
Bu sonuncusu, neoliberal politikalar sonucu hızla artan
özelleştirme uygulamaları karşısında bireylerin çevresel bilgileri edin-
me haklarına engel olmasının önüne geçmek için getirilmiş bir düzen-
67
Ahmet M. Güneş, “Aarhus Sözleşmesi Üzerine Bir İnceleme”,
Gazi Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi
, C. XIV, 2010/1, s.307.
68
Bu öğelerin belirtilmesi diğer taraftan çok kapsayıcı bir “çevre” tanımını bize ver-
mektedir.
69
Bu kapsamda taraflar gerekli tüm tedbirleri almak ve iç hukuk düzenlemelerini
yapmakla yükümlü kılınmıştır.
70
Bu anlamda örneğin tüm plan ve programlar, çevresel anlaşmalar, hükümetlerin
çevre politikaları, çevre mevzuatı özellikle elektronik ortamda halka yayımlana-
bilir; belirli aralıklarla çevre kalitesini kamuoyuna duyuracak raporlar yayımla-
nabilir; çevre üzerinde önemli etkisi bulunmakla birlikte kamu hizmetinde bu-
lunan gerçek ve tüzel kişiler halkı faaliyetleriyle ilgili bilgilendirme konusunda
teşvik edilebilir; özellikle tüketiciler daha çevreci ürünleri tercih edebilmeleri için
ekolojik etiketleme sistemi uygulanabilir. Aarhus Sözleşmesi madde 5. Çevresel
sorunların çok farklı sebeplerle oluşabilmesi özelliği nedeniyle bireyler bilgi edin-
me haklarını istenilen bilgiye sahip olmayan makamlara yapılabilir. Bu durumda
ilgili makam en kısa sürede bilgiyi talep eden kişi ya da kuruma bu bilgiyi nerede
bulabileceği hakkında bilgi vermesi ya da ilgilinin talebini doğrudan başvurulma-
sı gereken makama iletmesi gerekmektedir.