

TBB Dergisi 2013 (109)
M. Yaşar DEMİRCİOĞLU
173
nıtların teknolojik imkânlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü ola-
rak kayıt altına alınmamış olmasını iptal sebebi olarak kabul etmek-
tedir
54
. Tüm bu hususlar yanında sözlü sınav aşamasında da sınavın
nesnelliği konusunda tüm şüphelerden uzak bir jüri oluşturulması,
adayla husumeti/çekişmesi bulunan kişilerin sözlü sınav aşamasında
görevlendirilmemeleri gerektiği de Danıştay tarafından hüküm altına
alınmıştır
55
.
Sonuç
Bu makalede Doçentlik Sınavı Başvuruları ile Doçentlik sınavının
yürütülmesi aşamasına ilişkin idari süreç örnek idari yargı kararları
ile incelenmeye çalışılmıştır. Doçentlik sınav başvuruları hiç şüphesiz
idari bir başvuru niteliğindedir ve sınavın yürütülmesine ilişkin; do-
nasıl yapıldığı hususlarının söz konusu tutanakta belirtilmediği görülmektedir.
Bu durumda anılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde; sözlü sı-
navda davacının bilimsel yeterliliğinin tespitinde objektif değerlendirme ölçüle-
rine uyulmamış olması nedeniyle hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
ANKARA 1.İDARE MAHKEMESİ’ nin 2008/1308 E., 2009/970 K. sayılı ilamı.
54
Her ne kadar mülakat sınavına katılan komisyon üyelerince davacıya yöneltilen
sorular karşısında davacının başarısız sayılma gerekçelerinin bir tutanağa bağ-
landığı anlaşılmış ise de bu tutanakta ilgilinin sözlü sınav aşamasında doçentlik
unvanını almaya bilimsel açıdan yeterli olmadığının ortaya konulamadığı, ayrı-
ca sözlü sınavda sorulara verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanıla-
rak sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alınması ve bu suretle sözlü sınavda
komisyon üyeleri tarafından takdir edilen notların gerekçeleriyle birlikte ortaya
konulması zorunlu olup davacının katıldığı doçentlik sınavında sorulara verilen
yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak sesli ve görüntülü olarak kayıt
altına alınmamış olması nedeniyle ilgilinin sözlü sınavda başarısız sayılmasına
ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ANKARA 14.
İDARE MAHKEMESİ’ nin 2010/296 E., 2010/999 K. sayılı ilamı.
55
Olayda, davacının gerek ilk kez, gerekse ikinci kez katıldığı sözlü sınavlarda aynı
jüri üyelerinin görevlendirildiği, kendi okulunun Anabilim Dalı Başkanı olan
.....’ın da bu jüride bulunduğu, davacının adı geçen bu jüri üyesiyle arasının söz-
lü sınavdan önce de açık olduğu, jüri üyesinin davacıya karşı davranışlarından
soruşturma geçirdiği ve tanık beyanlarından da jüri üyesi olarak tarafsızlığı hu-
susunda kuşkular oluştuğu, anlaşılmaktadır. Aktarılan bu durum karşısında, da-
vacıyla
ilgili olarak yürütülen sınavın nesnelliği konusunda duraksama ve kuşku duyula-
bileceği açıktır. İlgilisinin bilimsel geleceğini belirleyecek olan sınav aşamalarının
olumsuz değerlendirme ve yaklaşımlarından uzak bir görünüm taşıması gerek-
tiğinde kuşku yoktur. Bu gelişim ve bilimsel gereklilikler karşısında, davacıyla
çekişmesi olan bir öğretim üyesinin de katılımıyla jüri oluşturularak yapılan sözlü
sınavda hukuka ve kamu görevi gereklerine uyarlık bulunmamaktadır.” DANIŞ-
TAY 8. DAİRESİ’ nin 1999/526 E., 2000/8502 K. Sayılı ilamı. Danıştay Dergisi,
S.105, s.462.