

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Güncel Sorunların Yargıtay Kararları ...
158
barla, gerek yargılamaya devam edecek olan yerel mahkeme, gerekse verilecek
kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay, itiraz merciinin belirlediği suç vas-
fıyla bağlı olmayacaktır ...
” şeklinde görüş belirtmiştir.
Görüldüğü gibi, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bıra-
kılması kararının esasını inceleyebileceğine ilişkin karar birçok sorunu
beraberinde getirmektedir. Ancak tüm olumsuz sonuçlarına rağmen,
dosyadaki delil durumuna göre sanık hakkında beraat kararı verilme-
sini sağlaması, hatalı hukuki nitelendirme sonucu bir eylemin hük-
mün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında değerlendirilmesini
engellemesi ve makul sürede yargılanma hakkının tesisi bakımından
kararın esasen olumlu bir gelişme olduğunu söylemek mümkündür.
Burada, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adli-
ye Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un
Geçici 2’nci maddesi uyarınca kurulmaları öngörülen bölge adliye
mahkemelerinin faaliyete geçmesinin ardından, hükmün açıklanması-
nın geri bırakılması kurumunun istinaf incelemesine tabi kılınmasına
ilişkin yapılacak yasal düzenlemenin sayılan tüm sorunları çözeceği
kanaatindeyiz.
SONUÇ
Anglo-Sakson hukuk sisteminde ortaya çıkan ve yargılaması ta-
mamlanmış olan sanığın belli bir süre ile denetim altında tutulması
“
probation
” esasına dayanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kurumu, özellikle 1950’li yıllardan sonra Kara Avrupası ceza hukuku-
na girmiş ve bugün gerek Batı gerek Doğu Avrupa ülkeleri ceza sis-
temlerindeki yerini almıştır. Ülkemizde ise ilk kez 15/07/2005 tarihin-
de yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23’üncü
maddesi ile suça sürüklenen çocuklar bakımından kabul edilmiş,
sonrasında yapılan yasal düzenlemelerle hukuk sistemimizde büyük
oranda yerleşmiştir. Ancak kuruma ilişkin birçok sorunun varlığını
halen koruduğu görülmektedir.
CMK’nın 231’inci maddesinin 8’inci fıkrasında zamanaşımının
denetim süresi içinde duracağı belirtilmiştir. Yeterince açık olmayan
yasal düzenlemeden, zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bı-
rakılması kararının kesinleştiği tarih ile sonradan kesinleşmesi şartıyla
denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi arasında duracağı sonucu