

TBB Dergisi 2015 (118)
Tülay PARLAK
165
rağmen hâlâ aynı yalan haberlerin devam ettiğini belirterek “Kamuo-
yuna Duyuru” şeklinde tam sayfa gazete ilanı vererek mağduriyetini
gidermeye, sesini duyurmaya çalışmıştır.
5
İddia ettiği gibi söz konusu
haberler hakikaten de yalan ise bu kişinin iş hayatının da son derece
sekteye vurduğu kuvvetle muhtemeldir. Mağdur bireyin ailesi de aynı
olumsuz sonuçlara maruz kalabilir.
Toplumsal açıdan ise toplumda infiale sebebiyet verebilen du-
rumlarda gerek maddi açıdan (ticari piyasalardaki infial neticesinde)
gerekse düzenin bozulmasına sebep olacak bir ayaklanma şeklinde
toplumda kaos söz konusu olabilir.
Bir diğer mağduriyet ise KİA’nın, başka bir ifade ile medyanın dör-
düncü güç olması özelliğinden kaynaklanmaktadır ki bu durum, “top-
lumların geleceklerini” etki edecek düzeydedir. Çünkü medya, çoğulcu
demokrasilerde yasama, yürütme ve yargıyı kamu adına denetleyerek
toplumu, yapılan icraatlardan haberdar etmekle yükümlüdür. Verilen
haberler “yalan” olursa, halk yanlış bilgilenmiş olduğu için “haber
alma hakları”, bizzat gazeteciler tarafından ihlal edilmiş ve gazeteci-
lere olan güvenleri zedelenmiş olmakla beraber, yanlış bilgilere göre
kanaat edinecek ve yanlış hareket edeceklerdir. Edindiği yanlış bilgi-
ler neticesinde belki de Anayasa’daki protesto hakkı, dilekçe hakkı vb.
haklarını kullanmayacak, dolayısıyla halkın yönetime etkin bir katılı-
mı olamayacak, yanlış saiklerle kamuoyu oluşacak veya oluşamayacak,
yanlış siyasi seçimler yapılacak, yanlış kararlar verilecektir. Başka bir
ifade ile yalan haber, halkı da bir takım “yanlışlıklar zincirine” sürük-
leyecektir. Bu durum neticesinde de çoğulcu demokrasi sistemi sağlıklı
bir şekilde işleyemeyecek ve hatta Anayasasında parlamenter/yarı par-
lamenter sistemi kabul etmiş bir ülkede, “de facto” olarak otokratik bir
sistemin hakim olması söz konusu olabilecektir.
Çalışmamızın problemi de bu noktada başlar. Şöyle ki, yalan ha-
ber, çağdaş gazeteciliğin başlamasından bile daha önce var olmuş
ve olmaya da devam etmektedir. Teknolojinin hızla gelişmesi neti-
cesinde özellikle internet gazeteciliği ile beraber, haberler son derece
hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır. Bu hız, haberlerin kalitesini
de aynı oranda zorlaştırmakta ve anılan mağduriyetlere de daha çok
5
Milliyet, 18.01.2014, s. 31