

TBB Dergisi 2015 (118)
Hasan DURSUN
225
sini taşıyarak söz konusu idare mahkemesinin kararını oy çokluğuyla
bozmuştur.
1
Danıştay’ın ulaşmış olduğu bu sonucun isabetli olduğu
aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.
I- ÖĞRETİDE KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞLER
Danıştay’ın müşterek kararnamelere karşı ancak sonul aşama-
da dava açılabileceği yönündeki görüşü, öğretide neredeyse oydaşı
hâlinde kabul edilmektedir. Metin Günday 2004-2005 Eğitim-Öğre-
tim Yılı İdari Yargılama Hukuku Dersinde yaptığı şifahi anlatımda;
İdarenin her türlü işleminin değil ancak kesin ve yürütülmesi gere-
ken işlemlerinin iptal davasına konu olabileceğini ifade etmektedir.
Yazar, bir işlemin “kesin” olması demenin işlemin öngörülen tüm
evrelerden geçerek tamamlanmış olması demek olduğunu, örnekle-
rinden birisini müşterek kararnamenin oluşturduğu karma işlemle-
rin birden çok idari merciin iradesinin, aynı yönde, aynı konuda ve
aynı amaca yönelik olarak belirli bir sıra izleyerek açıklanması sure-
tiyle oluştuğunu, böyle bir işlemin iptal davasına konu olabilmesi için
öngörülen tüm evrelerin gerçekleşmesinin gerektiğini, bu gibi idari
işlemlerin iptal davasına konu olabilmesi için öngörülmüş bulunan
tüm bu evrelerin tamamlanmış olması gerektiğini, bu evrelerden her-
hangi birisinde iptal davasına konu yapılabilmesinin mümkün olma-
dığını ifade etmektedir.
Mukbil Özyörük de müşterek kararnamelere karşı ancak sonul
aşamada dava açılabileceğini ima etmektedir. Yazar, usul bakımından
idari tasarrufların “basit” ve “karma” olarak ikiye ayrılacağını, basit
tasarrufların tekbir iradenin açıklanması ile oluştuğunu, karma tasar-
rufların ise birden fazla iradelerin birleşimi ile oluşacağını, örneğin
bir bakanlar kurulu kararında, kararın alınmasını gerekli gören ba-
kanlığın teklifte bulunacağını, kendisi de esasen kolektif tasarruf olan
Bakanlar Kurulu kararının buna ekleneceğini, üçüncü aşamada ise
Cumhurbaşkanının iradesinin de eklenmesi gerektiğini, kısacası, üç
aşama ve üç iradenin birleşmek suretiyle bir tasarrufun meydana ge-
1
Danıştay’ın bu kararı hakkında fazla bilgi için bkz.
Danıştay Dergisi
, Yıl: 40, Sayı:
125, 2010, s. 138-140.