

TBB Dergisi 2015 (120)
Doğukan NİŞANCI
217
cinsel istismar suçunun oluşması için, mağdurun fiilin hukuki anlam
ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olmasının gerekli görülmesi
eleştirilmiştir.
26
Burada, mağdur çocuğun gösterdiği rızanın geçerlili-
ğini saptamak açısından bu kıstasa yer verildiği açık olsa da doktrinde
haklı olarak ifade edildiği üzere, suçun varlığının kabul edilebilmesi
için mağdurun, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını değil yalnızca fiilin
anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin aranması yeterli olacaktır.
27
Yargıtay bazı kararlarında
28
kanunda yazıldığı gibi
“Fiilin hu-
kuki anlam ve sonuçlarını anlama yeteneği”
kavramını, kanunda-
ki şekliyle aynen aktarmış; bazı kararlarında ise bu kavram yerine
“Fiilin(ahlaki)kötülüğünü idrak edemeyecek durumda olma”
29
ya
da
“Fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmemiş
olması”
30
ifadelerini kullandığı görülmüştür. Bu iki ayrı ifadenin aynı
suç tipine ait kararlarda kullanılması Yargıtay’ın bu konuda netlik ka-
zanmış bir içtihat yeknesaklığı olmadığını ortaya koymaktadır.
ii. On Beş Yaşını Tamamlamış ve Fiilin Hukuki Anlam ve
Sonuçlarını Anlama Yeteneği Gelişmiş Çocuklar
TCK m. 103/1-b’de; on beş yaşını tamamlamış ve maruz kaldığı fi-
ilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuklara
karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların, cinsel istismar suçuna vü-
cut verebilmesi için bunların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen
başka bir nedene dayalı olarak gerçekleşmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Kanunun ifadesinden, fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayabilen on
beş-on sekiz yaş arasındaki çocukların rızalarının yokluğunun yeterli
26
Tezcan/Erdem/Önok, s.360; Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, s.332; Ho-
rozgil, s. 124.
27
Ersan Şen, Yeni Türk Ceza Kanunu’nun Yorumu, İstanbul 2006, C. 1, s.398; Tez-
can/Erdem/Önok, s.360; Horozgil, s. 124.
28
Yargıtay 5.Ceza Dairesi’nin 16.03.2009 tarihli 2009/463 E. -2009/3140 K. sayılı
kararı ile 06.04.2009 tarihli 2006/9273 E. 2009/4239 K. sayılı kararı için bkz. Ta-
ner, s. 271 (
dip. 38
). Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 05.07.2012 tarih ve 2012/3900 E.
2012/7731 K. sayılı kararı için bkz. Tuğrul, s. 347.
29
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 23.03.2009 tarihli 2008/14544 E. -2009/3539 K. sayılı
karar [Kazancı İçtihat Programı, yararlanma tarihi, 07.01.2015].
30
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 5.2.2007 tarihli E/K 11527/592 sayılı kararı için bkz.
Ahmet Gündel, Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Saldırı- Cinsel İstismar- Cinsel Ta-
ciz- Rızaen Irza Geçme- Hürriyeti Kısıtlama- Alıkoyma- Fuhuş ve Müstehcen Ya-
yın Suçları, Ankara 2009, s. 119.