

Katma Değer Vergisi: Vergi Adaleti, Eşitlik ve Sosyal Devlet
288
yici olan düzenlemelerde vardır. Örnek vermek gerekirse, beyaz eşya
artık lüks sınıfından çıkarak zorunluluk olarak kullanılmaktadır. An-
cak bu mallarda herhangi bir indirimin olmadığını görmekteyiz. Bu
tür durumların kanaatimizce değiştirilmesi gerekmektedir.
23
KDV 28.maddesinde bakanlar kuruluna çok geniş yetkiler veril-
mektedir. Zira KDV 28.madde şu şekildedir
.
“
KDV oranı, vergiye tabi
her bir işlem için % 10’dur Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına
kadar artırmaya, % 1 ‘e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilinde muh-
telifmal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaa-
tın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri
esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye
yetkilidir
.” Bakanlar kurulu kendisine tanınan bu yetkiyi o kadar çok
kullanmıştır ki, şu ana kadar 28.maddede 48 kez değişiklik yapmış-
tır. Bakanlar kurulu bu değişiklikleri yaparken esas aldığı konu nedir?
Verginin mali güçle orantılı olma ilkesini esas almış olabilir mi? Ya da
sosyal devlet ilkesini mi esas almıştır? Nihai tüketicileri daha adil bir
şekilde vergilendirmeyi mi esas almıştır. Bu sorunun yanıtını şu şekil-
de vermek mümkündür. Yasa koyucunun yapamayacağını bakanlar
kurulu hiçbir şekilde yapamaz. Çünkü kendisine aktarılmış olan bir
yetkiyi kullanmaktadır.
24
SONUÇ
Vergi, bir ekonomik ya da ticari çaba sonucunda elde edilen, kaza-
nılan/elde edilen bir değer üzerinden alınmalıdır. Aksine bir ekono-
mik ya da ticari faaliyet sonucu elden çıkartılan, yok edilen bir değer
üzerinden vergi alınması KDV’yi anayasal vergilendirme ilkelerin-
den uzaklaşmış bir hale getirmektedir. Zira KDV, mali
güç ile
ilkesi ile
uyumlu hale getirilmediği sürece bu uzaklaşmışlığın olumsuz etki-
leri, en çok düşük gelirli toplum katmanları üzerinde hissedilecektir.
Bu açıdan bakıldığında maddi varlığını devam ettirebilmek için tüket-
mek zorunda kalan toplumun mali gücü düşük kesimleri için düzen-
lemeler yapılmadığı takdirde toplumun az kazanan kesimleri ile çok
kazanan kesimleri mali yönden birbirinden daha da uzaklaşacakladır.
KDV’nin mali güç ile ilgisinin kurulabilmesi için, özellikle oran-
dan ziyade konusu dikkatle belirlenmelidir. Zira konu, bizzat vergi-
lendirilmesi istenen mal ve hizmetleri hedef alırken oranın aynı ama-
23
Yavaşlar
24
Yavaşlar