

TBB Dergisi 2016 (123)
Güray ERDÖNMEZ
149
rine etkisi özel bir önem arz etmektedir. Bu çalışmada, yukarıda zikre-
dilen meseleler doktrinde ileri sürülen görüşler ve Yargıtay’ın konuyla
ilgili kararları ışığında incelenecektir.
II- 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu Dönemindeki
Durum
HMK.m.209 hükmüyle getirilen değişikliklerin irdelenebilmesi ve
isabetli şekilde yorumlanabilmesi içinöncelikle 1086 sayılıHukukUsûlü
Muhakemeleri Kanunu döneminde doktrinde ileri sürülen görüşleri ve
Yargıtay’ın verdiği kararları incelemek yerinde olacaktır. Hukuk Usûlü
Muhakemeleri Kanunu yürürlükte iken, sahtelik iddiası derdest dava-
da savunma sebebi olarak ileri sürülebileceği gibi (HUMK.m.308), ayrı
bir davanın konusunu da teşkil edebiliyordu (HUMK.m.314).
1
Bununla
birlikte, sahtelik davasının açılması tek başına icra takiplerini durdur-
maya yetmiyordu (HUMK.m.317). Hâkimin öncelikle HUMK.m.308
vd. düzenlenen usûle göre inceleme yapması ve senetteki imzanın sah-
te olup olmadığı konusunda bir kanaate varması gerekiyordu. Hâkim
yaptığı inceleme sonunda senetteki imzanın gerçek olduğu sonucuna
varırsa, bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek kalmıyor ve dolayısıyla
imza inkârının icra takibine hiçbir etkisi olmuyordu. Anılan durumda
imza inkârının icra takibine etkisi İİK.m.72 hükmüne göre değerlendi-
rilmekte idi. Buna karşılık, hâkim yaptığı inceleme neticesinde senet-
teki imzanın sahte olup olmadığı konusunda bir kanaate varamadığı
takdirde HUMK.m.317 hükmü uygulanmakta idi.
2
Buna göre, sahtelik
davası açılmış ve davaya bakan mahkeme bilirkişi incelemesi yapılma-
sına ve tanık dinlenmesine karar vermişse o senet herhangi bir işleme
esas alınamıyor ve sahteliği iddia edilen senede dayanarak başlatılan
icra takibi ihtiyati tedbir kararı verilmesine gerek kalmaksızın kendi-
1
Bu konuyla ilgili doktrinde ileri sürülen görüşler için bkz. Baki Kuru, Hukuk
Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001,
C.II, s. 2096- 2097; İlhan Postacıoğlu,
Medeni Usul Hukuku Dersleri, İstanbul 1975, s. 604 vd.; Saim Üstündağ, Medeni
Yargılama Hukuku, İstanbul 2000, s. 646 vd.; Hakan Pekcanıtez/Oğuz Atalay/
Muhammet Özekes, Medeni Usûl Hukuku, Ankara 2010, s. 466; Yavuz Alangoya/
Kamil Yıldırım/Nevhis Deren Yıldırım, Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul
2009, s. 330 vd.; Baki Kuru/Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku,
Ankara 2010, s.399; Oğuz Atalay, “Adi Senetler Hakkında Sahtelik İddiası ve
Sonuçları”, Ersin Çamoğlu’na Armağan, İstanbul 2013, s. 547.
2
Baki Kuru, “Hukuk Davasında Adi Senetteki İmzanın İnkar Edilmesinin İcra
Takibine Etkisi”,
Bankacılar Dergisi”
, Ocak 2013, s. 63.