

TBB Dergisi 2016 (124)
Bahattin ARAS
377
6100 sayılı HMK’nın bir usul kanunun olması ve genel kural
olarak usul kanunlarında derhal uygulanırlık prensibi geçerli oldu-
ğundan HMK’nın 209’uncu maddesinin birinci fıkrasındaki bu dü-
zenleme, HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden itibaren
uygulanması gerektiğinden, eski HUMK zamanında açılmış bulunan
ve halen devam emekte olan tüm sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit
davalar
ında uygulanması gerekmektedir
54
. Zira b
ir dava devam ederken
yeni bir usul kanunu hükmü yürürlüğe girerse, yürürlüğe girmesiyle birlikte
yeni usul kuralları uygulanacaktır.
Bu konuda davacının kazanılmış hak
iddiası mümkün değildir. Ancak önceki usul kanunu döneminde ta-
mamlanmış usulü işlemler için yeni hüküm etkili olmayacaktır. Mese-
la; mevcut görev kurallarına göre dava ikame edilmiş ve daha sonra
göreve ilişkin kural değişmiş ise bu yeni kurallara göre mahkemenin
görevsizlik kararı vermemesi gerekir.
55
Ayrıca HMK’nın 209’uncu maddesi bağlayıcı bir düzenlemedir. Bu
noktada mülga HUMK’un 317’nci maddesinde olduğu gibi, bu düzen-
leme icra m
üdürünü, icra hâkimini
ve sahtelik iddiasına dayalı menfi
tespit davasına bakan hukuk mahkemesi hâkimini bağlar.
56
Dolayısıy-
la sahtecilik iddiası nedeniyle açılan davalar nedeniyle yapılacak baş-
vuralar üzerine icra müdürünün, icra mahkemesi hâkiminin veya hu-
kuk mahkemesi hâkiminin İİK’nın 72’nci maddesinin üçüncü fıkrasını
gerekçe göstererek “teminat karşılığında takibin durdurulmasına” ya
da “teminat karşılığında icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya
ödenmemesine” şeklinde hatalı bir karar vermemesi gerekir. Burada
yapılacak şey, HMK’nın 209’uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince
teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gere-
kir.
57
Daha öncede vurgulandığı üzere borçlunun, alacaklının takip ko-
nusu yaptığı senedin sahte olduğunun tespiti için açtığı dava sahtelik
davası;
İİK
’nın 72’nci maddesi anlamında bir menfi tespit davasıdır.
Ancak, sahtelik davasının icra takibine etkisi;
İİK
’nın 72’nci madde-
2014, S.1, Y.1, s.294.
54
Uyar, s.302.
55
Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuk Ders Kitabı, İstanbul 2011, s.74;
Pekcanıtez, Atalay, Özekes,
(HMK’ya göre), s.63;Uyar, s.304.
56
Uyar, s.303.
57
Uyar, s.306.