

TBB Dergisi 2016 (124)
Bahattin ARAS
379
cc. Yargıtay’ın Görüşü
Yargıtay önceleri yukarıda belirtilen doktrindeki görüşler doğrul-
tusunda karar vermekteydi. Ancak Yargıtay, HMK 209’uncu madde-
sindeki sahtecilik iddiası ile ilgili içtihat değişikliğine gitmiştir. Daha
önce bu iddia ile takibin duracağını belirten Yargıtay
61
, artık takibin
durmayacağını, bu maddedeki ifadenin genel mahkemelerdeki dava-
larda senedin delil olarak kullanılamayacağına ilişkin olduğunu, icra
takibine etkisi olamayacağını belirtmiştir. Yargıtay yeni içtihadında
takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sah-
teliğinin iddia edilmesi, HMK’nın 209’uncu maddesi uyarınca takibin
durdurulması sonucunu doğurmaz. Yargıtay’a göre anılan hüküm, ge-
nel mahkemelerdeki davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas
alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını
öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur.
62
Yargıtay’ın temel gerek-
61
“…Borçlularca asliye ticaret mahkemesinde takip konusu senetlerde sahtecilik
iddiası ile açılan davada bilahare ıslah dilekçesi verilerek, sahtecilik iddiasından
açıkça vazgeçilmeksizin, senetlerin teminat senedi olduğu ileri sürülmüştür. Hal
böyle olunca mezkûr davaya konu olan senet ile ilgili olarak HUMK’ un 317. mad-
desi gereğince hüküm verilinceye kadar hiçbir muameleye esas ihdas edileme-
yeceğinden, takibin bu aşamasında İcra Müdürlüğünce haciz talebinin reddinde
yasaya uymayan bir cihet yoktur…
12.HD,9350 E., 11064 K., 30.06.2000 T. (Uyar,
s.300)
62
“…Dava : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde
temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahal-
linden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından dü-
zenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelen-
dikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar : Alacaklının borçlular aleyhine bonoya olarak kambiyo senetlerine özgü
haciz yolu ile takip başlattığı, takibin kesinleştiği, borçlulardan H. T. B.’ın İcra
Müdürlüğü’ ne başvurarak takip dayanağı senetle ilgili Denizli Asliye Ceza
Mahkemesi’ne açılan sahtecilik davası nedeniyle takibin durdurulmasını talep et-
tiği, İcra müdürlüğünce HMK. nun 209 maddesi uyarınca takibin durdurulduğu,
bu karara karşı alacaklı vekilinin mahkemeye şikayet yoluna başvurduğu, mahke-
mece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. Bu hu-
kuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu
veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yan-
dan kötüniyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlaya-
cak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfa-
atlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetle-
rinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve
İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması
gereken usul hükümlerini düzenlemektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra Ve İflas Kanunu’nda bir hüküm
olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu’nda açıkça gönderme olması ( İİK