

Vergilendirme Yetkisinin Meşruluk Kaynakları: Optımal Vergilendirme İlkeleri ve Kamu Yararı
224
dikleri rıza ve verginin verimliliğine olan inançları ile doğru orantı-
lıdır. Bu sebeple devletler, vergilendirme yetkilerini kullanırken mu-
hatapların rızalarını en üst seviyede sağlamak amacıyla çeşitli ilkeler
benimsemelidirler. Optimal vergilendirme ilkeleri olarak adlandırıla-
bilecek bu ilkeler doğrultusunda kurulan bir vergi sistemi, hiç kuşku
yok ki verginin meşruiyeti için gerekli olan birincil şarttır.
Verginin meşruiyetinin bu ilk şartının da amacı olan kamu yararı-
nın sağlanması ise, vergilendirme yetkisinin kullanılmasında mutlak
surette göz önünde bulundurulması gereken ikinci şarttır.
Fakat kanunlar bakımından TBMM’nin, yürütme yetkisini kulla-
nılması bakımından Bakanlar Kurulu ve idari mercilerin yetki sınırını
oluşturan ve yargı mercilerince verilen içtihatların meşruiyet kaynağı
olan kamu yararı kavramı üzerinde doktrinde henüz üzerinde uzlaşıl-
mış bir tanım bulunmamaktadır.
Buna karşın gerek yasama organı ve yürütme organı, düzenleyici
işlemleri ihdas ederken ve yürürlüğe koyarken, gerekse mahkemeler
millet adına verdikleri kararları gerekçelendirirken sık sık kamu yara-
rı kavramına başvurmakta ve bu soyut kavramı icraatlarına dayanak
noktası yapmaktadırlar.
Yasama yetkisi kullanılırken esasen her kanunda temel ölçüt ol-
ması gereken kamu yararı, yasama organının mutlak iktidarlar kar-
şısında tarihsel süreçte edindiği ilk yetki olan vergilendirme yetkisi
kullanılırken de hiç şüphesiz en temel ölçüt olmalıdır. Aksi takdirde,
vergilendirmenin ve vergilerin meşruiyetinden söz edilemeyecektir.
Bu ihtimal de kısa vadede iktidarın ve daha ötede devletin meşruiye-
tinin sorgulanması sonucunu doğuracak sonuçlara dahi yol açabile-
cektir.
Bu çerçevede çalışmamızda öncelikle vergilendirme yetkisinin
meşruluk temeli olarak benimsenmesi gereken optimum vergilendir-
me ilkeleri belirlenmeye çalışılacak daha sonra ise ve vergilendirme
yetkisinin meşruluk temeli olarak kamu yararının önemi üzerinde du-
rulmaya çalışılacaktır.
Fakat bu noktada yukarıda da vurgulandığı üzere, ne doktrinin,
ne yasama organının, ne yürütme yetkisini kullanan mercilerin, ne de
yargılama yetkisi kullanan mahkemelerin kamu yararının genel ge-