

188
Vergi Mahkemesinin Vergi Kabahatleri Bakımından Kısmi Kabul İçeren İdari İşlem ...
öneme sahip olmuş ve verilen bu yüksek önemin sonucu olarak Devlet
alacağını güvence altına alma yolları geliştirilmiştir. Bu yollardan biri
ve geçmişten günümüze en tabii kabul edileni vergi idarelerinin ceza
uygulama yetkisidir. Bu yetkinin denetimi şeklinde tezahür eden ver-
gi yargılaması da bu sistemin bir kademesi olarak değerlendirilebilir.
Dahası, vergi mahkemesi, vergi idaresi ile mükellef arasında adaleti
sağlama amacına hizmet ettiğinden, daha önemli bir konumda kabul
edilebilmektedir.
Ülkemizin de içerisinde bulunduğu Kıta Avrupası Hukuk siste-
mine yargı ayrılığı sistemi adı verilmektedir. Bu sistemde idari yargı
sistemi, idarenin yargısal denetimini gerçekleştirmek üzere, adli yar-
gının dışında ve kendine özgü kuralları ve yargılama usulü ile ayrı
bir yargı düzenini ifade etmektedir.
2
İdari yargı sisteminde ilk derece
mahkemeleri idare ve vergi mahkemeleridir. Dolayısıyla hukukumuz
bakımından vergi mahkemeleri, idari yargı teşkilatının bir süjesi ola-
rak idari yargı kurallarına tabidir.
Vergi idaresinin idari işlem niteliğindeki kararlarına karşı vergi
yargılamasına gidilmektedir. Bu durumda, mahkeme hükmünün te-
mel hukuk kurallarına uygun olarak kurulup kurulmadığı sorunu or-
taya çıkabilmektedir. Bu kurallardan konumuz açısından ilgili olanı
mahkemelerin idarenin yerine geçemeyeceği ilkesidir.
3
Ancak vergi
mahkemelerinin, vergi cezaları ile ilgili uyuşmazlıklarda dava konu-
su işlemin iptalinden öte yeni bir idari işlem niteliği taşıyan kararlar
verdikleri görülebilmektedir.
Bu çerçevede, vergi mahkemesinin, vergi idaresi yerine geçerek
işlem tesis etmesi, uygulamada malumun yerine getirilmesi olarak ni-
telenmekte ve tekrar idare olaya müdahil olmadan mahkeme hükmü
doğrudan yerine getirileceğinden iş yükünü azalttığı argümanı ileri
sürülebilmektedir. Öte yandan idare hukuku mantığına göre ise, yargı
merciinin görevi, hukuksuzluğu saptamak ve idareyi bu hukuksuzlu-
ğu düzeltmeye yönelik işlem tesis etmeye zorlamak olarak belirmek-
2
Ramazan Çağlayan, İdari Yargılama Hukuku, Seçkin, Ankara 2015, s.40.
3
Hem Anayasa m.125/5’te hem de İYUK m.2/2’de idari yargı yetkisi kullanılırken
idari mahkemelerinin, idari eylem ve işlem niteliğinde kararlar veremeyecekle-
ri hüküm altına alınmıştır. Bu kural, mahkemelerin, “yönetici yerine geçmeme”,
“yönetime buyruk vermeme” ve “takdir yetkisini engellememe” şeklinde somut-
laşmaktadır. Mehmet Yüce, Vergi Yargılama Hukuku, Ekin, Ankara, 2015, s.50.