

220
Türk Mevzuatında Çevreyi Kirletenin Hukuki Sorumluluğu
ra ile iki koşulun bir arada bulunması halinde, taşınmaz malikinin
taşkınlıklardan doğan sorumluluğunda çatışan yararların denkleşti-
rilmesine imkân tanınmıştır. Aranan koşullardan birincisi, taşınmaz
malikinin sorumluluğuna neden olan taşkınlığın
“yerel
âdete
uygun
olması”
, ikincisi ise bu taşkınlığın
“kaçınılmaz”
olmasıdır. Böylece bu
maddedeki boşluk
“fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi”
doğrultusunda
doldurulmuştur.
137
Hukuk düzeni üstün değerin sahibine, düşük değer sahibinin
hukuk alanına karışma, ona zarar verme yetkisini tanımaktadır. Bu
nedenle bozulan çıkar dengesinin yeniden kurulması için, hukuki
alanına karışılarak fedakârlıkta bulunan ve zarara uğrayan kimsenin
zararı karşılanmakta ve katlandığı fedakârlık para ödenerek denkleş-
tirilmektedir.
138
Çevre kirlenmesi sonucu oluşan zararlardan dolayı sorumluluk,
kusur ve tehlike sorumluluğuna dayanabildiği gibi özellikle yerel
âdete uygun kaçınılmaz taşkınlıklarda fedakârlığın denkleştirilmesi
ilkesine bağlanabilecektir. Buna göre taşınmaz zararlarının denkleşti-
rilmesinde uygun düştüğü ölçüde fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi-
ne başvurulabilecektir.
139
Yargı kararlarına göre; Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesinde
ifade edilen,
“Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denk-
leştirmeye ilişkin haklar saklıdır.”
hükmünde belirtilen “taşkınlık”tan,
komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşusunun kendi-
si ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve
eylemlerinin amaçlandığı; bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın
bulunduğu yerin kullanım amacının, niteliğinin, konuya ilişkin dü-
zenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetle-
rin göz önünde tutulması gerektiği, bu tür uyuşmazlığın çözümünde
yargıcın, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bul-
ma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar
zarar dengelerini değerlendirmek durumunda olduğu ifade edilerek
ülke ekonomisine hizmet ediyorsa, taşınmaz malikinin taşkınlıklara katlanma zo-
runluluğunu öngörmekte, buna karşılık bu taşkınlığın doğurduğu zararın uygun
bir bedel ile denkleştirilmesini kabul etmektedir.” 30. madde gerekçesi
137
Alıca, s.66, 67.
138
Güneş, s.310; Ulusan, s.8.
139
Ulusan, s.355, 356.