Previous Page  215 / 685 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 215 / 685 Next Page
Page Background

214

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Erozyon Süreci

rilen hükme karşı istinaf ya da temyize başvurup başvuramayacağı-

nızı bilebilmelisiniz ve güvenebilmelisiniz. Sürekli değişen mevzuat,

sürekli değişen parasal sınırlar ve süreler, hukukî güvenlik ilkesini

zedelemekte, hak ihlâllerine neden olmaktadır.

4

Birkaç yıl sonra uygu-

lamada bu parasal sınırların içinden çıkılamayacak, çeşitli listelerle bu

parasal sınırlarda hata yapılmamaya gayret edilecektir.

Yargılamanın hızlandırılması denilince kanundaki sürelerin kısal-

tılması ilk akla gelen olmaktadır. Hâlbuki mahkemelerdeki duruşma-

lar dört beş ay gibi aralıklarla yapılabilmektedir. Duruşmalarda ayrı-

lan zaman ise beş on dakika ile sınırlıdır. Yılda bir dosya için ayrılan

süre toplam on, on beş dakikadır. Bu uygulama ortada iken, sürekli

kanun değişiklikleri ile uğraşmak yıllardır yapılagelen beyhude çalış-

malardır.

B. Hukuk Muhakemeleri Kanununda Yapılan Değişiklikler

1. 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

HukukMuhakemeleri Kanunu’nu değiştiren ilk torba Kanun, 6217

sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanundur. 31.03.2011 tarihinde Resmi

Gazetede yayımlanan Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Ka-

nununda yapılan değişiklikler şöyledir:

m. 28: 12.1.2011

tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Ka-

nununun 369 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan

yirmibin” ibareleri “altmışbin” olarak değiştirilmiştir

”.

Bu düzenleme ile Yargıtay’ın istinaf incelemesinden sonra baş-

vurulacak olan temyizdeki duruşma sınırı, yirmi bin liradan, altmış

bin liraya çıkarılmıştır. Dikkat edilirse 2011 yılında henüz bölge adliye

mahkemeleri göreve başlamadığı ve 369. maddeye göre temyiz yolu-

na başvuru imkânı bulunmadığı hâlde, bu değişiklik gerçekleşmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başla-

dığı düşünülürse, oldukça erken yapılan bir değişikliktir. Muhtemelen

4

H. Pekcanıtez, Pekcanıtez Usûl Medenî Usûl Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017, s. 66

(“Pekcanıtez Usûl”).