

508
Eşler Arasındaki Mal Rejimi Hükümleri Çerçevesinde Anonim Şirketlerde Bağlı Nama Yazılı ...
TTK m. 494/2’ye göre ise anılan edinim hallerinde payların mülki-
yeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhal, ge-
nel kurula katılma haklarıyla oy hakları (yönetimsel haklar) ise ancak
ortaklığın onayı ile birlikte devralana geçecektir. Bu sebeple irade dışı
devir hallerinde, pay sahipliği sıfatının tanınması istemine onay ve-
rilmemesi halinde payları edinen kişi sadece genel kurula katılma, oy
hakları ile buna bağlı diğer hakları kullanamaz. Doktrinde bu düzenle-
me sebebi ile birlik teorisinin kabul edildiği bir sisteme tekrar bölünme
teorisinin kısmen de olsa –belirli bir süre pay sahibi olarak tanınma
istemi ile ortaklığa TTK m. 494/3 uyarınca tanınan üç aylık süre-ka-
bul edilip edilmediği hususunda doktrinde farklı görüşler ileri sürül-
müştür.
243
Kanuni devir hallerinde gerçek anlama bir devreden bulun-
madığı bazı hallerde devreden kişinin artık mevcut olmadığı (ölüm,
birleşme gibi) veya icra yolu ile edinim halinde olduğu gibi ortaklığın
onay vermemesi halinde –diğer devir hallerinden farklı olarak- pay
bağlı tüm hakların devredende kaldığını savunmak ve işlemin eski
hale döndürülmesi mümkün görünmemektedir.
244
Bu sebeple kanaa-
timizce kanuni intikal hallerinde -bu kapsamda eşler arasındaki mal
rejimi hükümleri çerçevesinde- payın mülkiyet ve paya bağlı tüm hak-
ların bu edinimi sonuçlayan kazanım halleri ile payları edinen kişiye
geçtiği, ancak genel kurula katılma ve oy hakları ile bunlara bağlı diğer
hakların kullanılmasının ortaklığın onayına bağlı olduğunun kabulü
benimsenen sistemin bütünlüğü açısından daha uygun bir çözüm ola-
rak görülmektedir.
243
Doktrinde bu duruma birlik teorisinden ayrılmayı gerektiren bir durum bulun-
madığı, kanuni devir hallerinde de paya bağlı tüm hakların payları edinen kişiye
geçtiği ancak paya bağlı yönetimsel hakların kullanımı için ortaklığın onayına ih-
tiyaç bulunulduğu savunulmaktadır. Bkz.:Kläy, Vinkulierung, s. 210-211; Uzel, s.
155, s. 156 dn. 148’de sayılan yabancı literatür; Akın, 119; Geçici bir süre bölünme
teorisinin uygulama alanı bulduğu yönünde Bkz.: Karasu, Devir, s. 139; Tekinalp,
s. 53; Kendigelen, Yeni Türk Ticaret Kanunu, s. 404-405; Narbay, Devir, 231; Nar-
bay, Pay Defteri
,
s. 308; Altay, s. 612; Forstmoser/Meier-Hayoz/ Nobel, 44, N.
181; Böckli, §6 311 vd; Bu kişilerin oydan yoksun pay sahibi olarak pay defterine
kaydı önerilmektedir. Kläy, Vinkulierung, s. 212-213; oydan yoksun pay sahibi
olarak kaydın bölünme teorisini tekrar ortaya çıkaracağı ve 497/3 te öngörülen
oydan yoksun pay sahibi olarak kaydın borsaya kote olmayan bağlı nama yazılı
payların devrinde öngörülmediği yönünde Akın, s. 125-126; İBK m. 685/c hükmü
bakımından bölünme geçici de olsa devam ettiği yönünde Pulaşlı, Bağlı Nama
Yazılı, s. 238.
244
Uzel, s. 210 vd; Akın, s. 123 vd; Kläy, Vinkulierung, s. 210-211.