

TBB Dergisi 2011 (96)
Selda ÇAĞLAR
171
Örneklem grubundakilere sekiz alanla ilgili ayrımcılığa uğrama
deneyim bazlı olarak sorulduğunda ise, ilk sırayı toplumsal yaşama
katılım alırken, bunu bilgiye erişim, eğitim, istihdam, boş zaman ve
dinlenme, adalete erişim, sağlık ve siyasi katılım izlemektedir. Top-
lumsal yaşama katılım sorunu, toplumun ayrımcı tutum ve davranış-
larından kaynaklandığı gibi yine ayrımcılıkla bağlantılı olarak çev-
renin erişilebilir düzenlemelerden yoksun oluşuyla da açıklanabilir.
Topluma dahil olma konusunda bu iki alanda da ayrımcılık deneyim-
leri ölçülmüştür. Fiziksel çevrenin ulaşılabilir nitelikte olmamasından
kaynaklanan ayrımcılık deneyimi, kamuya açık alanlarda en yüksek
değerde bulunmuştur; ardından sırasıyla şehir içi toplu taşıma, kamu-
ya açık binalar ve şehirlerarası toplu taşıma gelmektedir.
42
Toplumsal
tutumlara dayalı ayrımcılık olarak değerlendirilen üçüncü kişilerin
antisosyal davranışlarına maruz kalma deneyimi de oldukça yaygın-
dır. Örneklem grubunun %65’i bu tür olumsuz davranışlarla karşılaş-
mıştır; yaklaşık olarak her dört kişiden biri sık sık bu tür durumlarla
karşılaştığını belirtmiştir. Kamu görevlilerinin ayrımcı davranışlarına
maruz kalma deneyimi ise, görece daha düşük düzeydedir.
43
Ancak
yine de, Türkiye’de engellilerin bireysel deneyim olarak yaşadığı ay-
rımcılığın, karşılaşmayı beklediklerinden (algılanandan) daha düşük
olduğu görülmüştür.
44
Araştırma sonuçları, engelli bireylerin her alanda ve her kesim ta-
rafından ayrımcılığa maruz kaldığını göstermektedir. Bunun önemli
bir nedeni, ayrımcılıkla mücadele ve eşitliği sağlamada idari uygu-
lamalara yön verecek özgün bir yasanın bulunmaması, var olan ya-
salarda da ayrımcılığın her yönüyle açık bir biçimde tanımlanmamış
olmasıdır. İdare ve toplum açısından bakıldığında, yukarıda sözü edi-
len Tasarı Taslağının yasalaşması, bu sorunun aşılması için olumlu bir
adım olacaktır. Merkezi ve yerel yönetimlerin yanı sıra kamu hizmeti
veren kişi ve kurumlara da ayrımcılıktan kaçınma, ihlali sona erdirme,
sonuçlarını giderme yükümlülüğü getiren Tasarı, adli ve idari yoldan
takibin sağlanmasına ilişkin gerekli tedbirlerin alınmasıyla ayrımcılı-
ğın önlenmesinde de etkili olacaktır. Bunun yanında, ayrımcılık yasağı
bakımından sorumluluk altında olan kişi ve kurumlar, yetki alanları
42
Özürlülüğe Dayalı Ayrımcılığın Ölçülmesi Araştırması, s.132-133
43
Özürlülüğe Dayalı Ayrımcılığın Ölçülmesi Araştırması, s.135
44
Özürlülüğe Dayalı Ayrımcılığın Ölçülmesi Araştırması, s.75-76