

TBB Dergisi 2011 (96)
Av. Ömer AYKUL
399
inşaat sahasına döndürülecektir. Bu iş o kadar acele ile yapılmaktadır ki,
bir çok maddedeki bakanlık adları değiştirilirken unutulmuş ve düzelti-
lememiş olup,
“Tarım ve Orman Bakanlığı”
olarak maddede kalmıştır. Bu
madde açıkça Anayasanın 63 ve 166. maddelerine aykırıdır.
5. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda-
ki Değişiklikler :
5. 1.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun
3. maddesi 1. fıkrasına 13. bent olarak;
“13) “Doğal (tabii) sit”; jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nede
niyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altın
da bulunan korunması gerekli alanlardır.”
eklenmiş ve
“Doğal (tabii) sit”
tanımı yapılmıştır.
Burada dikkati
çeken konu doğal sit kavramının sadece jeolojik devirlerle bağlan-
tılı bir tanımla kısıtlanmasıdır.
Halbuki ayni maddenin 1. fıkra 2.
bendinde;
“2)”Tabiat varlıkları”; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihî devirlere ait olup
ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması
gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir.”
diye tanımlanırken, tabiat varlıklarında
“........ veya özellikleri ve gü
zellikleri bakımından korunması gerekli....”
şeklinde bir tanımlama yapa-
rak, jeolojik devirlerle birlikte günümüzde veya kısa bir dönem önce
oluşmuş ve özellikleri ve güzellikleri ile de korunmayı kabul etmiştir.
Fakat yeni doğa (tabii) sit kavramında,
“özellikleri ve güzellikleri bakı
mından”
korunmasının gerekliliğinden vazgeçip, sadece jeolojik de-
virlerle irtibatlandırarak, mevcut doğal sitlerin korumasının kaldırıl-
masına önemli bir dayanak oluşturulmuştur. Bu bentteki düzenleme,
Anayasanın 43, 56, 63 ve 169. maddelerinin yanı sıra Türkiye Cumhu-
riyetinin taraf olduğu çevre ile ilgili bir çok uluslar arası sözleşmeye ve
bu nedenle de ayrıca Anayasanın 90. maddesine aykırıdır.
5.2.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun
2004 yılından bu yana değiştirile değiştirile adeta işlevsizleşmiş hali,
yüksek kurulun bu günkü yapısı ve artık bu son değişiklikle YÖK’den
dahi üye istenmeyen bölge koruma kurulları ile varılacak sonuç; ko-
ruma değil, sadece inşaattır. Gelecek ve uygarlık sadece betonla değil,