

340
aslında problemin rıza bulunmaksızın kadına yönelik gerçekleşen en-
sest ile ilgili cezalandırılma sorunu değil, soruşturma evresine geçme
aşamasının gerçekleşememe sorunu olduğu görülecektir. Yukarıda da
belirttiğimiz gibi, ensestin mağduru çocuklar ve daha çok 15 yaşını
tamamlamamış kız ve erkek çocuklar olabilmektedir. Bunun sebebi,
çocukların ve özellikle henüz akıl baliğ olmayan, korumasız ve sosyal
ilişkilerinde yetişkinlere daha fazla ihtiyaç duyan 15 yaşını tamamla-
mamış kız veya erkek çocukların aile yaşamına duyduğu saf güven
duygusunun, ailede bulunan yetişkinler tarafından istismar edilme-
sinden kaynaklanabilir. Bu nedenle, çalışmamızda “kadın” tanımı al-
tında topladığımız kız çocuklarının ve hatta erkek çocuklarının enses-
tin asıl mağduru olduklarını belirtmek isabetli olacaktır.
Çalışmamızın konusunu oluşturan ensest mağdurlarından kadı-
nın, maruz kaldığı suça yönelik fiillerin kapsamını ve boyutunu tam
olarak bilememesi, meseleyi ahlaki boyutta görüp, kendisini veya aile-
sini korumak için yaşadığı sorunu üçüncü kişilere taşımak istememesi
ya da korkması, aile içinde cinsel dokunulmazlığını ihlal eden fiilleri
adli makamlara taşıyamamasına yol açmaktadır. Bu sorunun çözümü,
kadınlar ve enseste maruz kalanlar açısından kişi hak ve hürriyetlerini
kısıtlamayacak nitelikte belirli pozitif ayrımcı düzenlemeler getirilmek
suretiyle de mümkün olabilir. Bunun için, en azından aile içinde ger-
çekleşen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikayete bağlı olmaktan
çıkarılması ensesti azaltmak ve enseste ilişkin bilinci ortaya çıkarmak
adına isabetli olacaktır. Böylece, aile içinde yaşanan cinsel ilişkinin taki-
bi re’sen de yapılabilecek hale gelir ve cinsel dokunulmazlık bir nebze
daha korunabilir. Ayrıca, ataerkil toplum içerisinde yaşayan kadınla-
rın, yaşadıkları ensest deneyimleri yargıya taşımaması ve ahlaken bunu
yanlış görmesi de, enseste yönelik gerçekleşen suçların karanlık alan
içinde kalmasını sağlamaktadır. Aile bireyleri ensest konusunun yargı-
ya taşınmamasını bir sorun olarak görmeyip, sorunun ahlaki boyutunu
daha fazla önemsemekte ve kendi içlerinde yaşamaktadırlar
13
. Böylece,
ülkemizde veya dünyada ne kadar ensest vakıası olup olmadığı tam
olarak bilinememektedir. Enseste dair olguların yargıya taşınmaması-
nın sebeplerinin ortaya çıkarılması ve bu konuda kamuoyu duyarlılığı-
nın artırılması için çalışmalar yapılması her zaman mümkündür.
13
Alanur Çavlin Bozbeyoğlu, Türkiye’de Ensest Sorununu Anlamak, Nüfusbilim
Derneği, 1. Bası, Ankara, 2009.