

Ayırımcılık Suçu
44
b. İkinci bent kapsamına giren hareketler
İkinci grup kapsamına giren hareketler ise şunlardır: Besin mad-
delerini vermemek veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı red-
detmektir.
Kanun koyucu açık olarak ‘vermemekten’ ve ‘reddetmekten’ bah-
settiği için ikinci bend kapsamına giren hareketler, gerçek ihmali suç
olarak düzenlenmiştir.
Bu noktada öncelikle besin maddelerini vermeyi reddetmek üze-
rinde durulacaktır. Maddenin lafzında ilgili hareketin mahiyeti biraz
bulanık kalmıştır. Çünkü besin maddelerini kimin vermemesi halinde
böyle bir sorumluğun söz konusu olacağı açık olarak ifade edilmemiş-
tir. Elbette ki, hiç kimsenin sahip olduğu besin maddelerini bir başkası
ile paylaşması gerektiğine ilişkin bir zorunluluk hukuken getirilemez.
Burada besin maddesinin verilmemesinden anlaşılması gereken, besin
maddesi satan kişilerin maddede sayılan sebeplerle ayırımcılık yapa-
rak kişilere satmamasıdır. Aksi takdirde
“farklı etnik kökenden geldiğim
için komşum bana yemek vermedi, ekmeğini benimle paylaşmadı”
gibi gerek-
çelerle gelen iddiaların hepsini değerlendirme kapsamına almak gere-
kir ki, böyle bir yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir. Burada
besin maddesi sağlamak, satmak, dağıtmak ile hukuken yükümlü olan
kişilerin ayrımcılık saiki ile hareket edip, bu maddeleri vermemesi, su-
çun maddi unsuru olan hareketi oluşturacaktır. Örnek olarak, bir bak-
kalın besin maddelerini maddede belirtilen sebeplerle ayrım yaparak
satmaması, fırının ekmek vermemesi, kasabın et satmaması, manavın
sebze veya meyve satmaması gibi. Özellikle eşcinsellere yönelik, top-
lumda gözle görülen bir ayrımcılığın varlığı bu alanda çok yaygındır.
Besin maddesi vermemenin yanında pek çok semtte bu kişilerin tar-
taklandığı, aşağlandığı ve dövüldüğü herkesce bilinmektedir. Günü-
müzde pek çok çağdaş gelişime rağmen toplumun ciddi bir kesiminde
insanın insan olduğunu unutan yaklaşımlar sıkça sergilenmektedir.
Üzülerek ifade ediyoruz ki, bazı kişiler en temel ihtiyaç maddesi olan
besin maddelerini bile insanlara vermekten kaçınacak kadar acımasız
olabilmektedir. Devletin gerek uluslararası yükümlülükleri gerekse
anayasal düzenlemeler nedeniyle TCK m. 122’de ayırımcılık suçunu
düzenlemiş olması sevindirici bir yaklaşım olarak değerlendirilebilirse
de, düzenlemenin etkisi aşağıda da tartıştığımız üzere gerçekten ama-
ca hizmet edecek niteliklere sahip değildir.