

Ceza Muhakemesi Hukukunda Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
394
hükümler kısmında düzenlemiştir. Buna göre, taksirli hareket sonucu
neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu ba-
kımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derece-
de mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde
verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir (TCK m. 22/6).
Yargıtay da verdiği bir kararda kardeşinin ölümüne taksirle sebebiyet
veren bir sanık hakkında anılan maddenin uygulanması gerektiğini
belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur
35
.
Bunun dışında şahsi ceza nedenlerine örnek olarak malvarlığına
karşı işlenen suçlar (TCK m. 167), yalan tanıklık (TCK m. 273), suçluyu
kayırma (TCK m. 283) ile tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildir-
meme suçları (TCK m. 284) gösterilebilir.
Yukarıda anılan durumların varlığı halinde mahkemece sanık
hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/4-b hükmü gereği ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilecektir.
cc. Karşılıklı Hakaret
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223/4-c hükmü
‘karşılıklı hakaret’
halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilece-
ğini düzenlemiştir.
Hakaret, Türk Ceza Kanunu m. 125/1 hükmünde tanımlanmış-
tır. Buna göre, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide ede-
35
“sanık K. ile ölen U.’un kardeş oldukları, aynı binada anne ve babalarıyla beraber oturup
birlikte tuhafiyecilik yaptıkları, olay günü de kışlık yakacak ihtiyaçlarını sağlamak için
babalarının köydeki kavak ağaçlarını kestikleri sırada devrilen gövdenin karşıdaki ağaca
çarparak dört parçaya ayrıldığı, parçalardan birinin başına isabet etmesi sonucu U.’un
beyin kanaması nedeniyle öldüğü, sanıktan on yaş büyük olan U.’un ölümünden sonra
altı yaşındaki ikiz çocuklarının ve dul kalan eşinin ekonomik ihtiyaçlarının sanık tarafın-
dan karşılanmaya devam edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan önemli miktardaki
birikmiş borcunun da sanık tarafından üstlenildiği ve taksitle ödenmeye çalışıldığı, taksirli
suç nedeniyle ortaya çıkan ölüm neticesinin diğer tüm aile fertleri gibi sanığı da ciddi
bir üzüntüye sevk edip mağduriyetine yol açtığı, bu durumun ölenin eşi tarafından da
ifade edilip
şikayetçi
olunmadığı, aile yapısı geçmişte ve halen sürdürdüğü ilişkileri ve
yükümlülükleri yönünden sanığın cezalandırılmasının ölenin eşi ve çocukları bakımından
da ayrıca yeni bir mağduriyete yol açacağı, bu nedenle de sanığın kişisel ve ailevi mağdu-
riyetinin kendisine ceza verilmesini gereksiz kılacak bir düzeye ulaştığı anlaşıldığından,
hakkında ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, mahkumiyetine
hükmedilmesi,”
, Yarg. 9. CD, T. 30.12.2008, E. 2008/18994, K. 2008/14593, www.
hukukturk.com, Erişim Tarihi: 06.09.2010.