

Ceza Muhakemesi Hukukunda Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı
390
Bu hükmün uygulanması için, öncelikle meşru savunma şartları-
nın var olması gerekmektedir. Gerek kendisine ve gerek başkasına ait
bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhak-
kak olan haksız bir saldırıya orantısız bir biçimde karşılık veren fail,
orantıdaki sınırı, heyecan, korku ve telaştan ötürü aştığı bir durumda,
failin kontrolünü kaybettiği, sağlıklı bir iradeye sahip olmadığı bir du-
rum ortaya çıkmış olmaktadır. Failin bu durumunun kusurluluğunu
kaldıracağı kanuni olarak kabul edilmiş bulunmaktadır
24
.
Yargıtay konuyla ilgili verdiği bir kararda
“Meşru müdafaada sını-
rın aşılması konusunda failin o anda içinde bulunduğu ruh halini adil bir
tarzda göz önünde tutmak lazımdır. Hakimin, failin zaruret sınırını aşma
derecesini doğru olarak takdir edebilmesi için, kendisini, tecavüze uğrayan
ve o anda ruh hali değişmesi icap eden failin yerine koyması gerekir. Zaruret
sınırını aşma derecesi ve cezadan yapılacak indirme nisbeti, böyle bir inceleme
ile tayin ve takdir olunmalıdır. Failin niyeti, fiilin icra tarzına ve ruh haline
göre ciddi bir tehlikenin def’inden ziyade, kin duygusunu tatmine matuf ise,
‘zaruret sınırını’ aşma değil; ancak tahrik bahse konu olur…”
25
diyerek sını-
rın aşılması konusunda gözönünde bulundurulması gereken durum-
ları belirtmiştir.
Meşru savunmada sınırın aşılmasıyla ilgili maddenin uygulanma-
sının beraberinde pek çok güçlüğü de getirdiği görülmektedir. Özel-
likle ceza sorumluluğunu kaldıran ve dolayısıyla hayat varlığı ve kişi
özgürlüğünün birlikte değerlendirilmesi gerektiği bu gibi durumlar-
24
Mahmut, Koca/İlhan, Üzülmez, “Hukuka Uygunluk Sebeplerinde Sınırın Aşıl-
ması”, Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, s. 50.
25
YCGK, 03.06.1985, 185/331, (Özgenç, s. 407),
“Eşi maktulle olan geçimsizlikleri nede-
niyle bir süredir annesinin evinde yaşayan sanığın, eşi maktulle konuşmak için olay günü
eve çağırdığı, müşterek evlerine dönme konusunda aralarında çıkan tartışmada maktulün
sanığı 3 gün iş güçten kalacak şekilde yaraladığı, sanığın mutfağa kaçtığı, kapıyı zorla-
yıp içeri giren maktulün bıçakla sanığın üzerine yürüdüğü, sanığın annesi Songül’ den
yardım istediği, Songül’ ün araya girdiği, bundan yararlanan sanığın maktulün elinden
bıçağı alarak vurup öldürdüğü olayda, sanığın bıçağı almakla maktulün saldırısını sona
erdirdiği, bu nedenle yasal savunma altında bulunduğunun kabul edilmeyeceği, saldırı-
nın tekrar edeceğine dair delil bulunmadığı da gözetildiğinde, sanığın kendisine yapılan
bıçaklı saldırı nedeniyle ağır tahrik altında suçu işlediğinin kabul edilmesi gerektiği göze-
tilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması…”
, Yarg. 1. CD., T. 15.05.2007, E. 2007/1648,
K. 2007/3729, (Mehmet, Şahin, “Yasal (Meşru) Savunmada Sınırın Aşılması”, Tür-
kiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 76, Mayıs-Haziran 2008, s. 326-327).