

Ensest
232
Ünlü etnolog
Margaret Mead
’in yıllar önce
Arapesh
yerlileriyle yap-
tığı ankette yer alan sorulara, bu yerlilerin vermiş oldukları yanıtlar
ensest yasağının düzenleyicilik özelliğini açık biçimde ortaya koymak-
tadır. Ankete başlandığında, yerliler ensest yasağıyla ilgili soruları
kavramakta önce zorlanmışlardır. Çünkü onlar için evliliğe konulan
sınırlar ve özellikle ensest yasağı, bugün bizim anladığımız gibi olum-
suz biçimde (ya da yasaklayıcı yönüyle) değil, tam tersine olumlu bi-
çimde (ya da bir yükümlülüğün karşılığı anlamında) algılanmaktadır.
Anket yanıtları karşılıklı bir konuşmaya dönüştürülmüş olsa karşımı-
za şöyle bir diyalog çıkmaktadır:
Soru
: Aranızda kız kardeşiyle yatmış olan kimse var mı?
Yanıt
: Elbette yok, biz kız kardeşlerimizle yatmayız, onları başka-
larına veririz, başkaları da kendi kız kardeşlerini bize verirler.
Anketçi ısrarını sürdürür ve yeniden sorar:
Peki, böyle bir şey olmuş olsaydı ne düşünürdünüz, ne yapardınız?
Yanıt
: Kız kardeşiyle yatmakmış, soruya da bak!
Anketçi aynı tür soruları yinelemeyi sürdürünce öfkelenen yerli,
belki de potansiyel bir ensest suçlusuyla karşı karşıya bulunduğunu
düşünerek şöyle haykırır: “Kız kardeşinle evleneceksin demek, sen çıl-
dırdın mı be adam, bir
enişten olsun istemiyor musun?
Sen bir başkasının
kız kardeşini alınca bir başkası da senin kız kardeşinle evlenince, iki
akraba birden kazanmış olacağını göremiyor musun? Kendi kız kar-
deşinle evlenirsen akrabasız kalmayacak mısın? Kiminle ava çıkacak,
kiminle ekini kaldıracak, kimin evine konuk olacaksın?
Görüldüğü gibi, ensest yasağının yasaklayıcı özelliği bu örnekte
tümüyle önemini yitirmekte ve kural, başkalarının yaşamını düzen-
leyici bir özellik kazanmaktadır.
Strauss
’un da vurguladığı gibi “bir
enişten olsun istemiyor musun” demiş olan yerlinin sözleri toplumsal
yaşamın (iletişimin, kültürün) altın kuralını oluşturmaktadır. Ensest
yasağının kültürel içeriği, soyut ve karmaşık bir koşullar bütününden
oluşmamakta, çok açık ve yalın bir olgudan kaynaklanmaktadır. Kısa-
cası ensest, ahlâksal bakımdan “mahkûm” edilmezden önce de, sosyal
açıdan anlamsızdır.
56
56
CAN, s. 81-83.