

TBB Dergisi 2013 (106)
Ezgi Aygün EŞİTLİ
283
Doktrinde bazı yazarlar, müdahale ne kadar ağır sonuçlar öngö-
rüyorsa, rıza yeteneği konusundaki kıstasların da o kadar ağır olması
gerektiğini, buna karşılık herhangi bir zararlı etkinin öngörülmediği
basit müdahalelerde veya hayati tehlike dolayısıyla derhal müdahale-
nin gerekli olduğu durumlarda, bu konudaki ölçütlerin daha gevşek
olabileceğini belirtmektedir
12
. Biz burada önemli olan noktanın mü-
dahalenin ağırlığından ziyade, ister basit ister girift olsun, üzerinde
müdahalede bulunulacak kişinin müdahaleyi tüm kapsam ve sonuç-
larıyla kavrayabilecek ehliyete sahip olması olduğunu düşünüyoruz.
Zira bir müdahale ne kadar basit olursa olsun, bu durum hekime rıza
ehliyetini değerlendirmek noktasında daha dikkatsiz ve özensiz dav-
ranmak yetkisini vermez. Diğer taraftan pek tabi bir kimsenin örneğin
kanının alınmasına rıza göstermesi, basitliğinden ötürü bu kimsenin
uygulamanın kapsam ve sonuçlarını daha kolay algılamasına sebep
olacağından, rıza ehliyeti için aranan kıstas da örneğin bir bilimsel de-
neyde rıza ehliyeti açısından aranan kıstasa göre daha düşük olacaktır.
Gönüllünün rıza yeteneği olup olmadığını hekim denetleyecektir.
Ağırlıklı görüşe göre, çocuğun temyiz gücü olduğunu kabul için yeter-
li nedenler varsa, rızasına değer tanınmalıdır
13
.
1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair
Kanun’un 70. maddesi uyarınca; tabipler, diş tabipleri ve dişçiler ya-
pacakları her tür ameliye için eğer hasta küçükse veli veya vasisinin
rızasını alırlar. Büyük cerrahi müdahaleler için bu rızanın yazılı olması
lazımdır. Rızanın sözlü ve gereken hallerde yazılı olarak açıklanma-
sıyla beraber, rıza hukuk alanında sonuç doğurur. Rıza tıbbi müdahale
yapılmadan önce veya en geç yapıldığı anda verilmelidir. Veli veya
vasisi olmadığı veya bulunmadığı ve
14
üzerinde ameliye yapılacak şa-
hıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde bu şart aranmaz.
12
Hakeri, H.: Tıp Hukuku, Ankara 2007, s. 152.
13
Boran, s. 90.
14
Kanun metnindeki “veya” ifadesini “ve” olarak anlamak ve lâfzî yorumdan kaçına-
rak sistematik bir yorumda bulunmak kanunun amacına daha uygun olacaktır. Aksi
yönde bir kabul, hastanın ifadeye muktedir olmadığı her halde, veli ya da vasisi olsa
dahi bunların rızasını almaksızın müdahalede bulunulması riskini taşıyacaktır. Şu
halde veli ya da vasinin olmaması veya bulunmaması ve üzerinde müdahale ger-
çekleştirilecek şahsın da rıza verebilecek bir durumda olmaması halinde rıza şartı
aranmayacaktır. Hasta Hakları Yönetmeliği’ nin 24. maddesinde de benzer bir ifade
kullanıldığından, yukarıda söylediklerimiz, bu yönetmelik açısından da geçerlidir.