

Otonom Silah Sistemleri ve İnsancıl Hukuk
270
Silahların Kullanılmasına İlişkin İnsancıl Hukuk Hükümleri
Bir silah sisteminin kendisinin hukuka aykırı olması için bu silah
sistemlerinin yukarıda bahsedilen 36. madde gereği gerçekleştirilen
kontrol sonucunda hukuka aykırılığın tespit edilmesi gereklidir. Eğer
bir silah
doğası gereği
insancıl hukuka uyarlık gösteremiyorsa ancak
bu durumda, bir savaş araç ve metodu olarak hukuka aykırı kabul
edilmelidir. Silahın
kullanımının
ise silahın hukuka uygunluğa dair
bir tespitte bulunmak için uygun bir ölçüt olmadığını düşünmekte-
yiz. Aslında, insancıl hukuka uygun bir silah olan anti-tank füzesinin,
sivil şahıslar üzerinde kullanılması dolayısıyla hukuka aykırı bir ey-
lemde bulunulması mümkündür. Bu kötüye kullanım ise söz konusu
füzenin bir silah veya savaş gereci olarak hukuka aykırılığı sonucunu
doğurmaz. Burada hukuka aykırı olan silahın kendisi değildir. Huku-
ka aykırı olan, o silahı amacından farklı bir şekilde direkt olarak sivil
şahıslar üzerinde kullanan kişinin eylemidir. Yine, doğası gereği belli
bir hedef üzerinde odaklanması mümkün olmayan bir nükleer sila-
hın sadece askeri kadrolar üzerinde kullanılması durumunda da bu
silahın hukuka uygun hale gelmesi söz konusu olmayacaktır
32
. Böylesi
bir kullanım sonucunda ortaya çıkan etkinin sınırlandırılması zaten
mümkün değildir. Bir fiksiyon olarak, bu kullanım direkt bir sivil kişi
veya hedefin etkilenmediğini kabul etsek dahi, bu kullanım silahın do-
ğası gereği insancıl hukuka aykırı olmasından dolayı bir hukuk ihlali
olarak değerlendirilmelidir
33
.
SONUÇ
Uluslararası gelişmeleri, hukuki veya siyasi açıdan incelerken
mümkün olduğunca rasyonel ve gerçekçi olmak zorundayız. Otonom
Silah Sistemleri de aynı şekilde ele alınmalıdır.
Human Rights Watch
tarafından dile getirilen ve bu tip silahların tamamen yasaklanmasına
yönelik istem, eğer bu silahların faydası büyük olacaksa, yani siyaset
belirleyicilerin bu şekilde bir kabulü var ise, gerçekçi olmayan bir ta-
leptir. Eğer bu silahların kullanılması sayesinde asker kayıplarında bir
32
Schmitt,
op. cit.
s.3.
33
Kaldı ki böyle bir silahın kullanılması neticesinde örneğin çevreye uzun, kalı-
cı ve şiddetli bir zarar verilmesi riski ortaya çıkacaktır. Bu ise 1977 tarihli I. Ek
Protokol’ün 55. Maddesi tarafından yasaklanan ve Roma Statüsü tarafından (m.
8,II, b (IV) ) bir savaş suçu olarak kabul edilen bir eylemdir.