

Kültürel Hukuk: Geleneksel Kontrol Mekanizmaları
276
nüyle hukuk, bağlı olduğu toplumun değer yargılarını taşımakta ve
birçok yönden yazılı olmayan kurallar neticesi de varlığını sürdürebil-
mektedir.
Öyle ki, yasaların yanında normatif düzenlemelerle grup içinde
oluşabilecek bir hukuksal yapı, topluluk içinde düzenleyici bir öğe
olarak gereklidir. İnsan düşünsel, aynı zamanda sosyal ilişkileri olan
bir varlık olarak kabul edersek ki öyledir; o zaman hukuku, insan iliş-
kilerinin bir sonucu ya da insan ihtiyaçların karşılanmasına yönelik
olarak ortaya çıkan düzenleyici bir unsur olarak görmek mümkündür.
Kültürel hukuk ise alt-kültür ya da topluluğa egemen olan değer-
ler arasındaki ilişkileri konu alır. Terminolojik olarak kültürel hukuk,
belirli bir topluluğun sosyo-kültürel yaşamını biçimlendiren, ona yön
veren kurallar dizini ya da topluluk genelince geçmişten beri sürdü-
rülen kalıplaşmış davranışlar, alışkanlıklar olarak açıklanabilir. Bu
ölçütler bireylere, toplumun ihtiyaçlarıyla bağlantılı olarak
kültürle-
me
yoluyla topluluk içerisinde aktarılmakta ve kültürün sürekliliği
içerisinde kuşaklar boyu öğretilmekte ve uygulanmaktadır. Bu kap-
samda kültürel hukuk ve onun uygulayıcısı normlar (kontrol meka-
nizmaları), doğal örgütlenmelerde bireylerin örgüt içindeki ve örgüt
dışındaki rollerini, davranış ve tutumlarını, alışkanlarını düzenleyen
(tanımlayan ya da sınırlayan) araçlardır. Bu durum, ilkel topluluklar,
geleneksel toplumlar ya da modern toplumların alt kültürlerinde atfe-
dilen değerlere göre daha bir anlam kazanır. Kültürün bir yansıması
ve hukuksal uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkabilen bu tür
yaklaşımlar, yerine göre suç önleyici sosyal kontrol aracı yerine göre
de cezayı yaptırımı olabilen yazılı olmayan bir hukuk normu şeklinde
olabilmektedir.
İnsan, kültürü yaratmakla birlikte kültürde insanı biçimlendir-
mekte faaliyetlerinin konusu ve sonucu olmaktadır. Etkinliği gerçek-
leştiren bir varlık olarak insan, içsel ve dışsal çevresini değiştirmekle
birlikte kendisi de bu süreçten etkilenmekte ve kendi değişimini de
gerçekleştirmektedir. Bu etkinlik içinde kültür eylemi, bireyin oluşu-
mu, gelişimi ve var oluşunun da bir ölçütü olarak kabul edilmektedir.
Buradan hareketle hukuk kavramı, kültürel bir olgu veya kültürün bir
yansıması olarak ortaya çıkan kavram biçimi olmakta ve antropoloji
disiplinine kaynak oluşturmaktadır.