

TBB Dergisi 2013 (108)
Mehmet Şükrü NAR
277
Her toplumda o topluluğa özgü ahlak, örf, din gibi sosyal ve
kültürel yaşamı belirleyen ve biçimlendiren yapılar bulunur. Hele ki
bu durum, geleneksel yaşam şeklinin benimsendiği informel örgüt
yapılarında çok daha fazla ön plandadır. İlkel ve geleneksel toplum-
larda mevcut düzenin korunması, daha ziyade akrabalık ilişkilerinin
şekillendirdiği yazılı olmayan hukuk mekanizmaları ile sağlanırken,
modern toplum anlayışında, çoğu kez yazılı hukuk sisteminin ortaya
koyduğu normlar ile sağlanır. Örneğin antropolog Malinowski, Trob-
riand Adası’nda düzenin sürekliliğini grup üyeleri arasındaki karşı-
lıklı yükümlülüğe ve akraba ilişkilerindeki bağlılığa bağlamıştır. Her
iki örgütlenme yapısındaki uzlaşma ise var olan normların, toplumun
üyeleri üzerinde bir güç aracı olarak kullanılması ve bunun mevcut
düzenin devamlılığı için zaruri görülmesidir (Roberts,2010). Yaklaşım-
lar arasındaki temel ayrım ise bir tarafta yasa metinlerine bağlı yargı
kararları ile hukuk kurallarına uyulmasını sağlamak iken, diğer tarafta
normatif düzenleyicilerin bir tür yasa hükmünde olması ve bağlayıcı
bir nitelik taşımasıdır.
Geleneksel kontrol mekanizmalarının etki alanı değer yargılarına,
inanç biçimlerine, coğrafi faktörlere ve örgütlenme yapılarına bağlı
olarak değişkenlik gösterebilir. Örneğin, ataerkil aile yapısının hakim
olduğu gruplarda ya da coğrafi şartların zor olduğu topluluklarda,
güvenlik ya da yiyecek temini gibi gerekçelerle gayri resmi denetim
araçları büyük bir önem taşır. Böylesi bir çıkarsama ise hukuk antro-
polojisinin erken ve geç dönem araştırmalarına dayanak sağlar.
Hukuk antropolojisi, ilkel toplumlardan günümüz toplumları-
na kadar olan gelişim çizgisini hem pozitif
hem de normatif hukuk
içerisinde karşılaştırmalı olarak inceleyerek gerekli olan saptamaları
yapar. Bunu yaparken de geleneksel kontrol mekanizmalarının, insan
davranışı ve tutumu üzerindeki etkisini kapsamlı nitel saha araştırma-
larıyla analiz eder. Dolayısıyla, insan doğasının bir istenci olabilen örf,
adet, inanç biçimleri, ahlak…gibi yerleşik geleneksel kontrol araçları
antropolojinin özüne ait niteliklere sahiptir
.
Antropolojik literatüre göre kültür, genel anlamda insanın maddi
ve manevi tüm unsurlarını içinde barındıran yaşama dair her şeydir.
Diğer bir ifade ile kültür, insanın doğal ve sosyal çevresi ile karşılıklı
ilişki içinde yarattığı anlamlar ve değerler bütünüdür. Hukuk olgu-