

Kültürel Hukuk: Geleneksel Kontrol Mekanizmaları
278
sunu ise insanın yaşam biçimini düzenleyen normlar bütünü olarak
kabul edersek bu durumda kültürel hukuku, her topluluğun kendine
özgü sosyal ve kültürel yapısına göre ortaya koyduğu kurallar bütünü
olarak açıklayabiliriz. Hukukun kültür alanı içinde incelenmesi huku-
ku, kültürel farklılıklara göre (Sümer,1998:314), değişimini ve gelişimi-
ni anlayabilmektir. Bu noktada kültür ve hukuk kavramlarının odak
noktasını
kültürel görecelik
1
düşüncesi oluşturduğunu varsaydığımızda
bu kavram, milli kültür ya da daha dar anlamda kültürel kimlik, et-
nisite gibi alt kültürel kimliklerle açıklanabilmektedir. Yani davranış-
ların ve tutumların, kültürel görecelik ya da kültürel öznellik gereği
toplumdan topluma farklılık gösterebilmesidir. Bu kapsamda değer-
lendirdiğimizde her topluluğun kendine özgü bir toplumsal yapısı ve
buna uygun hukuksal düzenlemeleri bulunabilmektedir.
Kültürel hukuk kurallarının en önemli özelliği, bağlı olunan sos-
yo-kültürel yapıya göre-yani belirli bir davranışın, topluluk nezdinde
kabulü ve reddi noktasında- yaptırımın ölçütüne bağlı olarak değişe-
bilmesidir. Kültürel hukukun yukarıda varsayılan kuralları ile yasalar,
bazı toplumlarda iç içe geçerken, bazı toplumlarda ise kesin çizgilerle
birbirinden ayrılmaktadır. Örneğin, Ortadoğu ve Afrika’nın çoğu böl-
gesinde şeriata dayalı dini ve örfi kurallar veya İngiltere’de olduğu
gibi örfi nitelikteki kurallar yasa hükmünde iken, buna karşın pek çok
batı toplumunda yazılı ve yazılı olmayan hukuk kuralları birbirinden
tamamen ayrı düşünülmektedir. Yani kültürel hukuk, toplumların
geleneksel anlayışı olan bağlılığına, yerleşik yapısına göre toplumsal
veya kamusal ya da her iki alanda geçerliliğini sürdürebilmektedir.
Ya da kültürel hukuku bir yönüyle yasaların tanımlayamadığı veya
boşluk olarak adlandırdığı durumlarda düzenleyici bir işlem olarak
görebiliriz.
Diğer yandan, pek çok geleneksel hukuk
2
kuralının ve kanunla-
rın birbirleriyle örtüştüğü (adam öldürme, hırsızlık yapma… gibi suç
1
Antropolojik kaynakta kültürel görecelik (kültür alanı) olarak da ifade edilen bu
yaklaşım, her toplumun kendine özgü kültürel kalıpları, kültürel farklılıkları ola-
bileceğini savunarak gruplar arasındaki bağımsız ayrıma dikkat çekmiş ve her
kültürü, kendi koşulları (örf, davranış biçimleri, adet, inanç, hukuki düzenleme-
ler…) içinde incelemenin gerekliliği üzerinde durmuştur (Haris, 1988:590; Mil-
ler,2005:8).
2
Çalışmada geleneksel hukuk kavramı ile kültürel hukuk kavramı birbirine benzer
ya da aynı anlamda kullanılmıştır.