

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
403
durumları göz önünde bulundurarak düzenlenmesi, bunun da hukuk
güvenliğini sağlaması hususlarını hatırlatmak istiyoruz. Nitekim pa-
ragrafın başında kurmuş olduğumuz cümlelerin hukuk eğitimi almış
bir hukukçu tarafından söylenmemesi gerektiğinin altında yatan ne-
den de budur. Buradan hareketle Sözleşmenin 3. maddesinin ihlalleri
söz konusu olduğunda, dışlama kuralının sert bir şekilde uygulanma-
sından çıkacak sonuçların da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirti-
yoruz. Bu kuralın sert uygulanmasının sonucu olarak bazen güvenilir
ve güçlü deliller de dışlanmak zorunda kalınabilecek ve bir suçun ko-
vuşturulması üzerindeki etkisi bu suretle yumuşayabilecektir. Ayrıca
bu tür delillerin dışlanması, sanığın ağır bir ceza alacakken daha hafif
bir ceza almasına yol açabilecektir. Ancak böyle bir durum meydana
geldiğinde, sanığın böyle bir avantaja sahip olmasının sorumluluğu,
saikleri ne olursa olsun, şüpheliye insanlık dışı muamele yapılmasına
izin veren/göz yuman ve böylece ceza davasından çıkacak kararı riske
atan devlet yetkililerindedir
255
.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi, top-
lumun suçluların kovuşturulması ve cezalandırılmasındaki yararıyla,
uygar toplumların temelini oluşturan insan onuruna saygı hakkına iliş-
kin yararın yarışmasıdır. Bu hak yarışında, söz konusu haklardan han-
gisine üstünlük tanınacağı ise davanın sonucunu belirleyecektir. Ne ya-
zık ki Mahkeme bunlardan ilkine üstünlük tanımıştır, bize göre üstün
olması gereken her ne şart altında olursa olsun ikinci haktır. Nitekim
azınlık görüşünde bu husus çok güzel bir şekilde dile getirilmiştir
256
:
Suç mağdurlarının, onların ailelerinin ve genel olarak halkın, suç faali-
yetlerinde bulunanların kovuşturulmasında ve cezalandırılmalarında men-
faatleri bulunduğunu da biliyoruz. Ancak bize göre, hukukun üstünlüğü
üzerine kurulu uygar toplumların değerlerinin muhafazasında da, aynı şe-
kilde hayati, zorlayıcı ve yarışan bir kamu yararı vardır. Bu tür toplumlarda,
amacı ne olursa olsun, bireylerin insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye
tabi tutulmalarına hiçbir şekilde izin verilemez. Buna ek olarak, yargısal usu-
lün bütünlüğünün sağlanmasında ve sürdürülmesinde çok önemli bir kamu
yararı vardır; mutlak nitelikteki bir insan hakkının ihlali suretiyle elde edilen
255
Gäfgen v. Almanya, Yargıçlar Rozakis, Tulkens, Jebens, Ziemele, Bianku ve
Power’ın birleşik kısmen muhalif görüşleri, §11.
256
Benzer görüş için bkz: Ünver/Hakeri, 209, dn.629.