

TBB Dergisi 2014 (111)
Murat Volkan DÜLGER
399
Mahkeme bu kararıyla ilk defa, en azından yargılamanın adilli-
ği üzerindeki sonuçları bakımından, Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal
edildiği hallerde bu maddenin yasakladığı işkence ile insanlık dışı ve
aşağılayıcı muamele arasında ayrım yapmış ve ikilik yaratmıştır.
As-
lında Mahkeme, şüpheliye insanlık dışı muamele uygulamak suretiyle elde
edilen maddi delillerin, yargılamada delil olarak kabul edilebileceği ve bu de-
lillerin davanın sonucu üzerinde bir etkisi bulunmuyorsa, böyle bir yargıla-
manın yine de “adil”
görülebileceği sonucuna varmıştır. Nitekim öğreti-
de Mahkemenin hukuka aykırı elde edilen delillerden hareketle, elde
edilen delillerin bazılarının meyvelerinin adeta “öldürücü zehirliler”
bazılarının ise “öldürücü olmayan zehirliler (tatlılar)” olarak değer-
lendirdiği ifade edilmektedir
246
. Ancak bu delilin yargılamada bir et-
kisi yoksa bu delillerin kabul edilmesinin de bir anlamı kalmamakta-
dır. Buradan hareketle aynı gerekçeyle işkenceyle elde edilmiş maddi
delillerin de kullanılması pekala mümkün olabilecektir. Örneğin bir
işkence mağdurunun yargılama sırasında ikrarda bulunmasının iş-
kence ile mahkumiyet arasındaki nedensellik zincirini kırması halin-
de, yargılamanın başında bu delillerin kabul edilmesine izin verilip,
nedensellik zincirinin kırılmasının beklenmesi mümkün olabilecektir.
Böylelikle işkence tehdidi için geçerli olan akıl yürütmenin aynı şe-
kilde işkence için de yapılması kolay ve olağandır. İşte bu ayrımların
ve akıl yürütmelerin ulaşacağı vahim sonuçlar bizi bu şekilde düşün-
mekten ve somut olaya göre çözüm üretmekten alıkoymaktadır. Hu-
kukun üstünlüğü üzerine kurulu toplumlar, doğrudan veya dolaylı
ya da başka bir biçimde Sözleşmenin 3. maddesiyle mutlak bir şekilde
yasaklanmış eylemlerin gerçekleştirilmesine hoşgörü göstermemeli,
bunları onaylamamalıdırlar. Aksi takdirde üstüne bastıkları ve uygar-
lıklarının zemini olan temel değerlerin bir anda ayaklarının altından
gittiğini görürler; nitekim tarih bunun örnekleriyle doludur. Sözleş-
menin 3. madde metni ya da Sözleşmenin bir başka maddesi, işkence-
ye bağlanan sonuçlar ile insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye bağ-
lanan sonuçlar arasında herhangi bir ayrım yapmamaktadır. İnsanlık
dışı muameleyi sonuçları itibarıyla işkenceden farklı görmenin hukuki
bir temeli yoktur. Dolayısıyla azınlık görüşünde belirtildiği üzere
ne
Power’ın birleşik kısmen muhalif görüşleri, §8.
246
Ünver/Hakeri, 209, dn.629.