

TBB Dergisi 2014 (112)
Mahmut ŞEN
159
ması sonucu kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin kolayca tehlikeye
girebileceği endişesiyle, iptal davaları için idare hukukuna özgü bir
kurum olan yürütmenin durdurulması müessesesi kabul edilmiştir.
İdari yargıda yürütmenin durdurulması, davacının istemi üzerine,
yargı yerinin bir idari işlem ya da yargı kararının uygulanmasını,
dava sonuna kadar ertelemesi olarak tarif edilebilir.
Nihai kararın yargısal süreçler nedeniyle zaman alacağı durum-
larda, kişi hak ve özgürlükleri açısından telafisi güç veya giderilmesi
imkansız durumların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla öngörülen
geçici bir hukuki koruma tedbiri olan yürütmenin durdurulması,
idari işlemin re’sen icra edilebilir ve hukuka uygun olma karinesi ile
herkes tarafından uyulma zorunluluğunu dava sonuna kadar askıya
almaktadır. Yürütmenin durdurulmasının temel mantığı, dava sonun-
da verilecek kararın tam anlamıyla uygulanma olanağını artırmanın
yanında, hak ve hürriyetlere yapılan hukuksuz müdahalenin müm-
kün olduğunca erken giderilmesinin sağlanmasıdır
11
.
İdarenin yargısal denetiminin unsurlarında farklılıklar olduğu
gibi, geçici hukuki koruma müesseselerinde de hukuk sistemleri açı-
sından yeknesak bir uygulama bulunduğundan bahsetmek zordur.
Şüphesiz ki her hukuksal sistem, toplumsal ihtiyaç ve demokrasi kül-
türünü dikkate alarak, geçici koruma tedbirlerinin şartlarını ve kap-
samını belirlemiştir.
Bazı hukuk sistemlerinde, idari işlemin telafisi güç zarara neden
olma ihtimalinin bulunduğunun mahkeme tespiti halinde, başkaca
bir şart aranmaksızın tedbir kararı verilebilmektedir. Bazı durum-
larda ise, dava konusu edilen hak ihlalinin ciddi görülmesi, geçici
tedbir kararının verilebilmesi açısından yeterli görülmektedir. Bazen
de, mahkemece belirlenecek teminat karşılığında her dava türünde
ve her şartta yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği kabul
edilmektir
12
. Bununla birlikte, Avrupa Adalet Divanı ve Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi gibi uluslarüstü mahkemeler, devletlerin iç huku-
kunda bu şartlar belirlenirken temel haklar açısından etkili hukuksal
koruma ilkesine riayet edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
11
Ramazan Çağlayan, İdari Yargı Kararlarının Sonuçları ve Uygulanması,seçkin
yayınevi,Ankara, 2000,s.225
12
Richard R.W. Brooks & Warren F. Schwartz, Legal Uncertainty, Economic Effici-
ency, and the Preliminary Injunction Doctrine, 58 Stan. L. Rev. 381, (2005), s.32