

TBB Dergisi 2014 (115)
Tuba BİRİNCİ UZUN
399
durum 2001/23EC sayılı AB yönergesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun
farklılaştığı noktalardan biridir. Kanaatimce işçilerin ve işyeri sendi-
ka temsilcilerinin bilgilendirilmesi hususunda bir düzenlemeye 4857
sayılı İş Kanunu’nda da yer verilmelidir. Zira böyle bir düzenleme iş-
çilerin lehine olacaktır
157
.
2001/23EC sayılı AB yönergesinin 6. maddesi ise işyerindeki işçi
temsilcilerinin, işyerinin devrinden sonra da görevlerine devam et-
melerini sağlayan ve kazanılmış haklarını koruyan bir hükümdür.
Mevzuatımızda ise işçi temsilciliği müessesesi bulunmadığı gibi, 4857
sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde de işyeri devrine ilişkin olarak
sendika temsilcilerine güvence getiren bir düzenleme mevcut değildir.
2001/23EC sayılı AB yönergesinin 4. maddesinin 2. fıkrası gere-
ği, işletmenin ya da işyerinin devri sebebiyle çalışma koşullarında işçi
aleyhine esaslı değişiklikler ortaya çıkar ve işçi de iş sözleşmesini bu
sebeple feshederse, feshin işveren tarafından yapıldığı kabul edile-
rek sonuçlarından işveren sorumlu olacaktır. Öte yandan 4857 sayı-
lı İş Kanunu’nun 6. maddesinde ise işyerinin devri sebebiyle çalışma
koşullarında işçi aleyhine değişiklik olması halinde, bu değişikliğin
işçi yönünden haklı fesih oluşturacağına ve feshin işveren tarafından
yapıldığı kabul edilerek sonuçlarından işverenin sorumlu olacağına
dair açık bir hüküm mevcut değildir
158
. Ancak belirtmek gerekir ki, 6.
maddede böyle bir hüküm bulunmasa da işyerinin devrinden sonra
çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı bir değişiklik ortaya çıkma-
sı halinde işçilerin haklarını koruyan önemli hükümler, 4857 sayılı İş
Kanunu’nunda zaten mevcuttur. İşyerinin devrinden sonra, işçi aley-
hine çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik ortaya çıkmışsa örneğin
vasıflı bir işçi bu niteliği taşımayan bir işe verilmişse, bu durum yeni
işverenle devam eden iş sözleşmesinde işçi aleyhine tek taraflı esaslı
değişiklik yapılması anlamına gelecek ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22.
maddesinde düzenlenen değişiklik feshinin koşulları ortaya çıkacak-
tır. Bu madde uyarınca işçinin çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği
kabul etmemesi halinde, işveren ya bu değişikliği yapmamak ya da
iş sözleşmesini feshetmek zorunda kalacaktır. Fesih halinde ise, işçi
sadece kıdem tazminatını değil sözleşmenin işverence feshine bağla-
nan tüm haklarını (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, geçersiz nedenle
157
Süzek, s.191; Alpagut, s.184 vd.
158
Eraltuğ Kökkılınç, İşçi Haklarının Korunması, s.115.