

TBB Dergisi 2015 (120)
Cüneyt UYSAL
489
ması halinde seçimlik borç olduğu, malik olan borçlunun ediminin
talep hakkının kullanılması ile ferdileştirilebileceği düşünülmektedir.
Bu seçim hakkının tehlike borçlusu tarafından yapılmasıyla edimin
belirlenebileceği, seçim hakkı borçlu tarafından yapılarak zarar teh-
likesinin önlenmesine ilişkin tedbirin belirlenmesi mümkündür. An-
cak edim belirlenebilirse, ifa edilebilir hale geldiği anlaşılmaktadır.
41
Seçim hakkının bulunmadığının savunulması ise yine hâkimi talep
sonucu olmayan bir dava ile karşı karşıya bırakacağından hukuka ay-
kırı olacaktır. Zarar tehlikesinin derhal malik tarafından önlenmemesi
nedeniyle ortaya çıkan zararlar bakımından TBK’nun 113/2 fıkrasın-
daki tazminat hakkının doğabilmesi kural olarak davalı borçlunun
dava tarihinden önce ediminin belirli olmasına bağlı olduğundan bir-
den fazla tedbirler arasında edimin belirlenmesinde seçim yetkisinin
bulunduğu anlaşılmaktadır.
C-Zarar tehlikesinin önlenmesinde dava hakkının
kullanılması
Zarar tehlikesinin önlenmesi amacıyla dava yoluna başvurulma-
ması, tehlikenin somutlaşması nedeniyle meydana gelen zararın gide-
rilmesine yönelik dava hakkını ortadan kaldırmaz. Zarar tehlikesine
maruz kalanlar, tehlikenin önlenmesi talebine rağmen tehlikenin ön-
lenmemesi durumunda doğrudan TBK’nun 113. maddesine dayanarak
masrafı yapı maliki borçluya ait olmak üzere zarar tehlikesinin doğ-
rudan kendileri tarafından giderilmesini dava yoluyla talep etme hak-
kına da sahip olmaktadırlar. Zarar tehlikesinin önlenmesine ilişkin
kısmi ifa ya da kötü ifa durumlarında da zarar tehlikesinin tümüyle
ortadan kalkmaması halinde de TBK’nun 113. maddesi kapsamında
dava yoluna başvurulması mümkündür.
818 sayılı BK. m. 59/2 ile 6098 sayılı TBK 70/2. fıkra hükmü, zarar
tehlikesiyle karşı karşıya kalan kişilere malikten tehlikenin giderilme-
sini talep etme hakkının tanınmasının, bu konuyla ilgili kamu hukuku
kurallarına ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmadığını
hükme bağlamıştır. Kamu hukukuna ilişkin düzenlemelerin saklı tu-
tulmasının amacı, kamu hukukuna ilişkin kurallara dayanılmasının
daha etkin sonuç alınması halinde bu yolunda açık tutulmasıdır.
41
Eren, a.g.e., s. 956 “Yetkili kişi, seçim hakkını kullanmakla bu edimlerden biri ke-
sin olarak borcun konusunu oluşturur”