Previous Page  186 / 473 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 186 / 473 Next Page
Page Background

TBB Dergisi 2015 (121)

R. Murat ÖNOK

185

dir.

133

Benim de katıldığım diğer bir görüşe göreyse,

134

m. 179/2-3 ile

taksirle neden olunan netice arasındaki ilişki, asli-tali norm kuralları-

na göre çözümlenmelidir: tehlike suçu olan m. 179’a ilişkin norm, za-

rar suçu olan m. 85 veya m. 89’un gerisine çekilir ve uygulanmaz. Öte

yandan, doktrinde, sadece tek suç oluşacağı

135

yönünde ve iki suçtan

dolayı da ceza verileceği

136

yönünde görüşler de savunulmaktadır.

137

Fakat şuna dikkat etmek gerekir ki, taksirle yaralama suçunun

takibi şikayete bağlı olduğundan (bilinçli taksir hariç), mağdurun şi-

kayetçi olmaması durumunda, fail sadece m. 179’dan ötürü cezalandı-

rılabilecektir.

138

133

Yar.9.CD.

, 16.4.2009, 10751/4420,

http://www.adalet.org/cbekran.php?id=6041.

Yine bkz. Yar. 17.1.2012, 15930/177: “Yönetimindeki otomobille bölünmüş yolda

ters istikamete girerek katılan K.’ın sevk ve idaresindeki otomobile çarpıp, mağ-

durların etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına sebe-

biyet vermek suretiyle kazaya karışan ve 341 promil alkollü olarak araç kullandığı

tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik

güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabu-

lünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluş-

masına neden olan sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi uyarınca 61. madde

de nazara alınmak suretiyle yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılması

ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden...”.

134

Hakeri, s. 644-645; Yaşar/Gökcan/Artuç, s. 4975. Yine bkz. Zafer, s. 440. Bu görüş

uygulandığında, taksirle yaralama söz konusu olduğunda, fail daha hafif ceza ala-

caktır; oysa, fikri içtimaya gidildiğinde, daha ağır cezayı gerektiren m. 179’a göre

işlem yapılacaktı. Bunun nedeni, yazarın da haklı olarak belirttiği üzere (Hakeri,

s. 644), kanun koyucunun tehlike suçuna öngördüğü cezanın zarar suçuna naza-

ran daha ağır olması şeklindeki tercihidir.

135

Çınar, Sempozyum, s. 699: yazar, içtimanın söz konusu olamayacağı kanaatini be-

lirttikten sonra, failin sadece taksirle yaralamadan sorumlu tutulup m. 179/3’ün

uygulanmadığı bir Yargıtay kararına atıf yapmıştır. Yine bkz. ve kıyaslayınız Cen-

tel, s. 163 (yazara göre, yaralama veya ölüm sonucuna taksirle neden olunması

durumunda, kasıtlı suç olan TCK m. 179/3 ile içtima söz konusu olmaz.)

136

Malkoç, s. 1182.

137

Buna karşılık, TCK m. 179’un failinin, yarattığı tehlike sonucu meydana gelen ka-

zada oluşan yaralanma veya ölümler bakımından da en azından olası kastla hare-

ket etmiş sayılması gerektiğine dair görüşe (Malkoç, s. 1192; Parlar/Hatipoğlu, s.

1363) katılmak mümkün değildir (aynı yönde Çakmut, s. 789).

138

Çakmut, s. 789; Centel, s. 164. “Sanığın 179 promil alkollü olarak ters istikametten

seyri sırasında katılanın kullandığı araca çarparak yaralanmasına sebebiyet verdi-

ği olayda, iddianame içeriğinde sanığın tehlikeli araç kullandığı belirtildiğinden,

trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açıldığı kabul edilmekle, taksir-

le yaralama suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğinde

TCK’nın 44. maddesi gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan

sanık hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi” (bozmayı gerektir-

miştir),

Yar.12.CD.

, 2.2.2012, 18307/1754.