

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (TCK m. 179)
180
Gerek TCK m. 179/1 gerekse TCK m. 179/2 bakımından, hükümde
aranan tehlikeyi “objektif cezalandırılabilme şartı” olarak değil, suçun
bir unsuru (“netice”) olarak kabul etmek gerekir.
109
Buna bağlı olarak
da, failin kastı, bu tehlikeyi kapsamalıdır.
110
Yar.CGK, tehlikenin mey-
dana gelmesinin hukuki niteliği üzerinde durmaksızın, kastın bunu
kapsaması gerektiği yönünde karar vermiştir.
111
Fakat bu içtihattan,
başkalarının hayat, sağlık ya da malvarlığı bakımından tehlikeye ne-
den olmanın unsur olarak mütalaa edildiği anlaşılmaktadır; aksi du-
rumda, bunun objektif cezalandırılabilme şartı olarak görülmesi duru-
munda, failin kastının bunu kapsamasını aramak mümkün olmazdı.
112
109
Aynı yönde Soyer Güleç, s. 181; Doğan, TAAD, s. 185; Hafızoğulları/Özen, Özel
Hükümler, s. 8. Aksi görüşte Mehmet Emin Artuk/Mehmet Emin Alşahin, “Ob-
jektif Cezalandırılabilme Şartı ve Zamanaşımı”,
MÜHF Hukuk Araştırmaları Der-
gisi
, Yıl: 2013, Cilt: 19, Sayı: 2
(Prof.Dr.Nur Centel’e Armağan), İstanbul, 2013, s.
28; Artuk/Gökcen/Yenidünya, Ceza Özel, s. 450; Özgenç, s. 610; Demirbaş, s. 532;
Koca/Üzülmez, s. 351; Zeynel Temel Kangal,, “Cezalandırılabilirliğin Objektif
Koşulları”, İÜHFM, C. LXVIII, S.1-2, 2010, s. 162.
110
Yaşar/Gökcan/Artuç, s. 4972; Kılıçarslan İsfen, s. 85.
111
“Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kanunda kasıtlı bir suç olarak dü-
zenlenmesi ve ancak kasten işlenebilmesi karşısında, söz konusu suçun oluşabil-
mesi için, failin tehlikeli sevk ve idaresinin kasti ve iradi davranıştan ileri gelme-
si gerekmektedir. Failin genel kasıtla hareket etmesi yeterli olup saik (özel kast)
aranmamıştır. Ancak sanığın kastının, fiilinin başkalarının hayat, sağlık ya da
malvarlığı bakımından tehlikeye neden olabileceğini kapsaması gerekir. Aracın
tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesi, çoğu zaman bir trafik kuralına
da aykırılık oluşturmaktadır. Failin bir trafik kuralını bilinçli olarak ihlâl etmesi
durumunda kasıt unsuru gerçekleşecektir. Kural ihlâlinin kasta ya da en azın-
dan olası kasta değil taksire dayanması, başka bir anlatımla dikkatsiz ve tedbirsiz
davranışlarının herhangi bir tehlikeye yol açması halinde kasıt unsurunun ger-
çekleşmemesi nedeniyle bu suç oluşmayacak, kuralın kasta değil taksire dayalı
olarak ihlâli neticesinde ölüm veya herhangi bir yaralanma meydana gelmiş ise
fiil yalnızca taksirle öldürme ya da yaralama suçunu teşkil edecektir (...)Sevk ve
idaresindeki araçla ışık kontrollü dörtlü dönel kavşağa gelen ve yeşil ışık ile bir-
likte kavşağa giren, ancak sola dönüşte bulunan ve kendi istikametine kırmızı
yanmakta olan ışıklı işaret cihazını fark etmeyerek, mağdurun aracının yoluna
girip, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olan, tüm aşamalarda
kavşak içerisindeki trafik ışığını fark etmediğini savunan ve bu savunmasının
aksini ispatlayacak, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde
edilemeyen sanığın eylemi, somut olayda basit tıbbi müdahale ile giderilecek ni-
telikte yaralanan mağdurların şikâyetçi olmamaları nedeniyle taksirle yaralama
suçunu oluşturmadığı gibi kasten hareket etmemiş olması nedeniyle trafik gü-
venliğini tehlikeye sokma suçunu da oluşturmayacağından...”, Yar.CGK, 4.2.2014,
12-1566/32
(www.kazanci.com.tr).
112
Öztürk/Erdem, kn. 222; İçel, s. 212; Artuk/Gökcen/Yenidünya, Ceza Genel, s.
541; Centel/Zafer/Çakmut, Ceza Genel, s. 204; Toroslu, s. 446; Demirbaş, s. 204;
Özgenç, s. 235; Hakeri, s. 299; Özbek ve diğerleri, Ceza Genel s. 468; Koca/Üzül-
mez, s. 347-348;