

Uluslararası Hukuk Açısından Sığınma, Göç, Nüfus Mübadelesi Vatansızlık...
520
Benzeri bir karşılaştırma sanat, yapıtları, tarihî eserler ve ibadet
yerlerinin korunması konusunda üzerinde mutabık kalınmış bir koru-
ma rejimi bulunup bulunmadığı açısından da yapılabilir. Hatta yapıl-
malıdır. Bu alanlara, özellikle ibadet yerlerine ilişkin koruma rejiminin
Ortaçağ’dan, sanat ve kültür yapılarının korunmasına ilişkin kuralla-
rın ise II. Dünya Savaşından (1954) bu yana bulunduğu görülecektir.
Bu kuralları anmaya gerek duymamızın nedeni, 2015-6 yılın-
da karşımızdaki, DAEŞ/IŞİD, El Kaide ve benzeri yerli ya da yaban-
cı terör örgütlerinin uygulamalarıdır. Uluslararası koruma altındaki
kütüphane, arşiv gibi tarihi, kültürel eserleri, kilise, cami gibi ibadet
yerlerini ve hastane, okul gibi 1949 Cenevre Sözleşmeleri’nin koruması
altındaki yapıları bilinçli olarak tahrip edenlerin; Anayasa ve ulusla-
rarası antlaşmalardan koruması altındaki insan haklarının hiçbirine
saygı göstermeyenlerin, bir başka anlatımla anılan örgüt üyelerinin
insan haklarından söz edilmesine, sivillerin haklarına saygılı davran-
dıklarını söyleyebilmelerine ve kendi haklarına saygılı olunmasını is-
temelerine olanak bulunup bulunmadığı sorgulanmalıdır. Bu sorunun
yanıtı kapsamlı başka bir çalışmayı gerektirir. Burada ise, yalnızca, si-
lahlı çatışma hukuku ile barış zamanında uygulanan genel bir deyişle,
İnsan Hakları Hukuku arasına düşen “gri bölge”dir.
II. Dünya Savaşı sonrasında olanlar:
Buraya kadar özetlenen Uluslararası İnsancıl Hukuk kuralları gö-
rüldüğü gibi kuralları düzenleyen antlaşmalara taraf olan devletler
bakımından, silahlı çatışma sırasında düzenli ordularının uyacakları
kurallar getirilmektedir. Son topyekün silahlı çatışma II. Dünya Sa-
vaşı sırasında ve yerkürenin her tarafında önce Nazi Almanyası’nın
Avrupa’daki ülkelere teker teker saldırmasıyla başlayan Avrupa sa-
vaşın olarak yaşanmış ve Avrupalı milyonlarca musevinin yok edil-
mesine tanık olunan Avrupa’da yaşanmıştır. Öte yandan, Emperyal
Japonya’nın Hawaii limanında dinlenen A.B.D. donanmasına saldır-
ması üzerine Asya’da ise yaşanan Asya anakarasındaki savaş ilk kez
nükleer silahların kullanılmasıyla sona ermiştir.
II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan küresel örgüt olan Birleşmiş
Milletler bünyesinde herhangi bir oturuma katılırsanız, “BM örgütü-
nün bir topyekün savaşın daha olmasına engel olduğunun söylendiği